17 Ekim 2018, Çarşamba
  • Dolar 5.6994
  • Euro 6.5866
  • GR ALTIN 224.04
  • ÇEYREK 364.70

Şükretmek Üzerine...

Şükretmek Üzerine...

"Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size nimetlerimi arttırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz, benim azabım pek şiddetlidir."                                                                   ( İbrahim Suresi-Ayet.7)

Uzun zamandır yazamıyordum. Ülkemizin gündemi, kendi hayat meşgalemden ötürü meydana gelen ertelemeler epey bir süre yazmaktan alıkoydu beni. Aslında, hepimizin dilinde yerleşik bir kalıp haline gelmiş olan “ŞÜKÜR” etmek konusu bu defa yazıma şekil veren ana unsur olsun istediğim için, bu konuda yazmadan önce kendi iç muhasebemi yaptıktan sonra yazıya dökmenin daha etik olacağına inandığımdan beklemek de çok şey kattı bu yazımıza.

Günlük hayat içerisinde, günü kurtarma telaşıyla savrulup gittiğimiz şu günlerde çokça ihmal ettiğimiz bir vazife olan “ŞÜKÜR”.

Şükretmek için onlarca sebep bulabiliriz… Çocuklarımızın sıhhatli olması, her şeye rağmen bir gelirimizin olması ve bence en önemlisi halen hayatta olup birçok şeyi yapma şansına sahip olmak.

Nefes almak…

Çok önemsiz görünen ama hakikatte mucizelerle dolu olan bir ritüel. Eğer kıymetine vakıf olabilseydi insanoğlu, nefes alabilmenin bile ne denli büyük bir nimet olduğunu anlardı.

Modern kültürün insanlığımıza verdiği ciddi zararların başında doyumsuzluk ve tüketim çılgınlığı gelmektedir. Kapitalizm temelli ekonomik düzenin gittikçe yaygınlaştığı günümüzde ihtiyaç odaklı değil üzücüdür ki zevk ve ego odaklı bir tüketim eğilimi sergilenmektedir.

Her yaş grubunda görülmekle birlikte özellikle gençlik-orta yetişkinlik dönemlerinde görülen ve gün geçtikçe her bireye sirayet eden, insanları gerçekten ihtiyacı olduğu için değil ortama uyum sağlama psikolojisi ile tüketime yönlendiren çok korkunç bir paranoya yaşıyoruz şimdilerde.

Elindeki telefonun android işlemcisinin tüm fonksiyonlarını kullanmayı bilmeden sırf dostlar çarşıda görsün teşbihi üzere piyasanın en yenisine talip olan sözüm ona sosyal gençlerden tutun da, sanki hakkında kanun varmışçasına en son modaya ayak uydurmayı modernlik ölçütü bilmiş, yanında biri ölse kılı kıpırdamaz vatandaşımıza kadar çok ama çok geniş bir yelpazede de bu hadiseyi görmek mümkündür.

Büyüklerimiz hep derlerdi ki “eskiden yokluk çekilirdi ama şükür vardı”. Şimdilerde ise varlığın içinde bir yokluk yaşıyoruz.

Cebinde bir miktar parası olan,

İyi kötü iş sahibi olan,

Evi yuvası, arabası olan,

Lakin…

Yüreğinde şükür olmayan yığınlar haline geldik.

Bir günü ötekinden değişik olmayan,

Eskisine üzerine yeni bir şey katamayan,

Yıkılmışa el atmayı bırakın bundan haz duyabilecek hale gelen,

Rabbimizin tüm ihsanını kendiliğinden olmuşçasına basite indirgeyen zihinler haline geldik.

Tenzih ederim ki şükrünü eda edenler de yok değil. Onlar bu sitemimizin dışındadır.

Konu şükür olunca eğitimci olmamız sebebiyle çocuklarımız açısından da konuyu ele almak elzemdir.

Küçük yaşların önemli olmasının ana sebeplerinden biri çocukların bu dönemde birçok yaşantıyı gözlemleyerek edinmeleridir. Bu sebeple tutumlu, kararlı bir tavır sergileyen ve çocuğuna erken yaşlarda sahip olduğu şeylerin çok kıymetli olduğu fikrini kendi yaşantısında uygulayarak aşılayabilen anne babalar bu konuda epey bir yol almış olacaklardır. Yine bunun yanında tüm yaratılmış canlı cansız varlıkların hayatlarını, onlara sunmuş bir yüce yaratıcının olduğu gerçeği de sıklıkla telkin edilmesi gereken bir metottur.

Her istediğini almak çocuğa verilebilecek en bariz zarardır. Tabii her şeye yok demek de öyle. Kararlı olmak, çocuğa elinde bir tane varken ikincisinin gereksizliğini anlatabilmek çok kolay olmasa da denemeye değerdir.  Çocuklar mutlaka ağlama refleksi gösterip istedikleri şeyi almaya sizi mecbur bırakmaya çalışacaklardır. Biliyoruz ki yazıldığı gibi kolay olmuyor ama denemekten, mücadele etmekten başka şansımız da yok.

Geç olmadan,

Kıymetini yitirmeden,

Ve

Henüz can tendeyken,

Gelin şükredelim…

Şükretmeyi neslimize de öğretme çabasında olalım…

Yarın...

Çok geç olabilir…

Unutmayalım ki “yerin altında binlerce vazgeçilmez insan yatıyor” ama bu onlara bile fayda vermiyor.

İbret alalım, bizlere bunca nimeti veren rabbimize ham etme bilincini tüm topluma hâkim kılma çabasında olalım.

Azıyla, çoğuyla, eksiği fazlasıyla bu günleri bize nasip eden rabbimize sonsuz şükürler olsun…

Selam ve dua ile…

 

 

 

 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık