14 Aralık 2018, Cuma
  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

Fuat Erdem; Ağrı’yı Kirlet(me)mek…

Fuat Erdem; Ağrı’yı Kirlet(me)mek…

Toplumda özelliklede siyasi çevrelerde bir alışkanlıktır aldı gidiyor. Toplumu ve siyaseti dizayn etmek isteyenler yada bir yerlere gelmek isteyenler kaset, montaj, şantaj, kumpas ve fişleme teknikleri kullanarak algı oluşturmak kaydıyla başarıya ulaşma çabası içerisindeler. Bu fetönün Ergenekon ve 3 Temmuz Fenerbahçe komplosuyla toplumun içine sokmuş olduğu bir virüs. 17-25 Aralık komplosu bunun kangrene dönüşmüş hali. Bu iş bir kamerası bir bilgisayarı ve biraz teknik bilgisi olan ama vicdanı ve yüreği olmayan herkesin yapacağı bir iş.

Ülkemizin her yerinde olduğu gibi ilimizde de bu tür olaylar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Tabi olayların komplo veya montaj olup olmadığı teknik ve hukuki bir mesele. Benim merak ettiğim Başka şeyler var, mesela bunlardan bir tanesi şu; Bir kayıt ortaya çıktığında bunu yayan kişi zan altında bıraktığı kişiyle aynı saftaymış gibi davranıp aynı amaca hizmet ediyormuş gibi görünüp hem şahsı hem o şahsın temsil ettiği yapıyı yerle bir etmeyi amaçlıyor. Basında, sosyal medyada ve kahve köşelerinde olayın hukuken doğruluğu yada yanlışlığı kanıtlanmadan linç ve karalama kampanyası başlıyor.Madem elinde kayıt var git ilgili yerleri uyar hukuk mekanizmasını işlettir. Böylelikle şahsın yapmış olduğu varsayılan hata mensubu olduğu yapıyı yıpratmaz. Ama eyer ki amaç hem yapıyı hem şahsı yıpratmaksa izlenen yöntem amaca ulaşır.

Bir diğer husus şu; yine böyle bir olay patlak verdiğinde kumpası kuran yada yayan kişiye yine bu işe en çok sevinenlerin ve inananların zanlı olduğu varsayılan kişiyle aynı yolda yürüyen aynı amaca hizmet eden kişiler olması. Bu sizce de enteresan değil mi ? Hemen fısıltı lobisi çalışmaya başlıyor. Beklenti içinde olanlar soluğu Ankara’da alıyor.

Ben bir siyasi partinin başında olsam, bir kaset veya kaydın doğruluğu kanıtlanmadan sosyal medyada veya basında paylaşan ve beni sevdiğini söyleyen şahıs kim olursa olsun bırakın partimde yer vermeyi partimin önünden geçirmem. Hatta haklarında suç duyurusunda bulunurum.

Bir başka konuda bu olayların sadece bir tek yapıya ve onun mensuplarına karşı yapılıyor olması, bence bu da ilginç. Görünen ve görünmeyen bazı eller çevremizde herkesin bildiği ve şahit olduğu ahlaksızlık ve kanunsuzluğu görmezden gelerek sadece bir yapıya ve onun kişilerine yüklenmeleri olayların samimiyetten uzak ve amacın sadece algı yaratmak olduğunun kanıtlıyor.

Doğrular gibi yanlışlarda konuşulmalı, tabi belgeli ve delilli. Bir tarafın yanlışı dururken diğer tarafın doğrusunu bile yanlışmış gibi göstermek gayri ahlakidir. Siyasi çıkarlarımız bizi insanlığımızdan uzaklaştırmamalıdır. Toplum kumpas, montaj ve şantaj yöntemiyle kirletilmemeli, bizlerde yapılanlara itibar ederek bunlara izin ve güç vermemeliyiz.

Kısa bir örnek : Adam reis yoluna canım feda diyor, dava adamıyım diyor, Reise ve dava ya bağlı ne kadar kurum ve kişi varsa bütün vaktini onların açığını aramak ve onları karalamakla geçiriyor. Sonra yargı kararını beklemeden hatta muhalefet partilerini bile beklemeden saldırıya geçiyor. Bilgisinin ve belgesini ilgili makama aktarmadan sosyal medya hesabından aktarıyor. Böyle dava arkadaşlığı düşman başına.  

Bu hastalık o kadar yayılmış ki, iş arkadaşları, aynı apartmanın sakinleri, ticari ortaklık yapanlar hatta arkadaş ortamında bile insanlar bir birlerinin sesini ve görüntüsünü kayıt eder hale geldi. Eskiden bu işi sadece polis kamu düzenini sağlamak için yapardır ta ki fetöye kadar, şimdi insanlar kendilerinin polisin yerine koymuş. Sadece polis mi, tabiî ki hayır. Hem savcı hem hakim yerine koyanlar, haşa haşa Allah adına hüküm verme gafletinde bulunanlar bile var.

Kimisi aşağı çekmek, kimisi karalamak kimisi gücü elde edebilmek için kimisi elde ettiği gücü koruya bilmek için kimisi de kaybettiği gücü geri ala bilmek için bu yola tevessül edebilir. Kendi geçmişlerinde utanılacak işler olanlar yada geçmişlerinden utananlar başkalarının geçmişi ve geleceğine yönelik olumsuz arayışlar içine girerler ve başkalarının hataları üzerinden kendi hatalarına meşruiyet kazandırmaya çalışırken maalesef toplumu (Ağrı’yı) kirletirler.

Geleceğimiz yerlere adam gibi gelirsek, adam gibi işler yapar ve adam gibi gideriz. Bir yerlere geleceksek kendi meziyetlerimizle ve Allahın nasip etmesiyle gelmeliyiz. Başkasının düşmesini beklemek ahlaki değil.

‘’Şarjörüne boş kovanları dolduran adam en azından kendinden utanmalıdır.’’

Dostça kalın…

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık