AJANS04/AĞRI - Siyasetçi Sırrı Sakık, silahların yakılmasının üzerinden bir yıl geçtiğini belirterek barış sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Sakık, 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan tarafından yapılan çağrının ardından PKK’nın kongresini topladığını, kendisini feshettiğini, silahlı mücadeleyi sonlandırdığını ilan ettiğini, güçlerini Türkiye sınırlarının dışına çektiğini ve yıllardır çatışmaların sembolü olan bazı kampları boşalttığını ifade etti. Yarım asırlık çatışma sürecinin ardından atılan adımların kolay olmadığını belirten Sakık, barışın ancak tabuların yıkılmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı.


“BARIŞ HUKUKLA VE TAKVİMLENDİRİLMİŞ ADIMLARLA KALICI HALE GELİR”

Sakık açıklamasında, geçen bir yıllık süreçte barışın hukuki zemininin oluşturulması için kapsamlı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmediğini savundu. Mahkemelerin ağır cezalar vermeye devam ettiğini, kayyum uygulamalarının sürdüğünü ve siyasi tutuklular meselesinde beklenen adımların atılmadığını dile getiren Sakık, toplumun barış umudunu güçlendirecek uygulamaların geciktirilmemesi gerektiğini belirtti.

Dünya örneklerine de dikkat çeken Sakık, İngiltere’deki Hayırlı Cuma Anlaşması ve Filipinler’deki Moro barış sürecini hatırlatarak, bu süreçlerde karşılıklı güveni artıran somut adımların ve takvimlendirilmiş uygulamaların belirleyici olduğunu ifade etti. Türkiye’nin başka ülkelerde barış süreçlerine katkı sunduğunu belirten Sakık, kendi içinde de demokratik düzenlemeleri hayata geçirmesi gerektiğini kaydetti.

Sakık, barış meselesinin yalnızca siyaset başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Mesele, artık hiçbir annenin evladını toprağa vermemesidir. Mesele, çocuklarımızın korkusuz, eşit, özgür ve barış içinde yaşayacağı bir ülkeyi inşa etmektir” ifadelerini kullandı.


DEM Parti’ye de özeleştiri çağrısında bulunan Sakık, barışın toplumsallaşması, hukuki zeminin oluşturulması ve Meclis’in tarihsel sorumluluğunu yerine getirmesi için daha güçlü ve kararlı bir mücadele yürütülmesi gerektiğini söyledi.


Sakık açıklamasının sonunda, Türkiye’nin yeni acılar yerine yeni umutlar yazması gerektiğini belirterek, “Barış beklemez. Barış ertelenemez. Barış, şimdi hak ettiği iradeyi ve hukuku bekliyor” mesajını verdi.