AJANS04/AĞRI - Arkan Ticaret Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Arkan, 1993 yılında kardeşi Cahit Arkan ile birlikte Ağrı’nın Diyadin ilçesinde küçük bir perakende gıda işletmesiyle başladıkları ticari yolculuğun, bugün Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde faaliyet gösteren 13 bin metrekare kapalı alana sahip bir üretim tesisine ve dünyanın farklı ülkelerine yapılan ihracata dönüştüğünü söyledi. İstanbul’da gazeteci Zeki Erdoğan’a değerlendirmelerde bulunan Arkan, 32 yıllık süreçte üretime, istihdama, bilime ve teknolojiye yatırım yaptıklarını belirterek, sanayicinin ayrıcalık değil, öngörülebilir ve güvenilir bir ekonomik ortam istediğini ifade etti.

Arkan Ticaret’in temellerinin 1993 yılında Diyadin’de atıldığını anlatan Vahit Arkan, ilk yıllarda küçük bir perakende gıda işletmesi olarak hizmet verdiklerini, yoğun çalışma ve dürüst ticaret anlayışı sayesinde müşterilerin güvenini kazandıklarını dile getirdi. Aradan geçen iki yılın ardından bölgede gıda toptancılığına duyulan ihtiyacı fark ederek faaliyet alanlarını genişlettiklerini belirten Arkan, Gaziantep, İstanbul, Mersin ve Türkiye’nin farklı şehirlerindeki üreticilerden temin ettikleri ürünleri Diyadin, Ağrı Merkez, Doğubayazıt, Eleşkirt, Patnos, Taşlıçay, Tutak, Iğdır ve çevre illere ulaştırdıklarını kaydetti.


DİYADİN’DEN DÜNYA PAZARLARINA UZANAN 32 YILLIK YOLCULUK

Bölgede yakaladıkları büyümenin ardından mevcut pazarın hedefleri açısından yetersiz kalmaya başladığını ifade eden Vahit Arkan, daha büyük bir ticari yapıya ulaşmak amacıyla İstanbul’a taşındıklarını ve Rami Gıda Toptancılar Sitesi’nde faaliyet göstermeye başladıklarını söyledi. Şirketin 2007 yılına kadar gıda sektöründeki büyümesini sürdürdüğünü anlatan Arkan, genç kuşağın da yönetime katılmasıyla birlikte sanayi üretimine yatırım yapma kararı aldıklarını belirtti.

Üretim sektörüne geçiş sürecini anlatan Arkan, şunları söyledi:

“2008 yılında Çin’den getirdiğimiz ilk çocuk bezi üretim makinesiyle sanayi sektörüne adım attık. Aynı yıllarda dünyada küresel ekonomik kriz yaşanıyordu. Buna rağmen yatırımlarımızı durdurmadık. 2012 yılında Tekirdağ Çorlu’da 13 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikamızı kurduk. Yeni üretim hatlarıyla kapasitemizi dört kat artırdık ve dünyanın birçok ülkesine ihracat yapmaya başladık.”

Arkan, şirket olarak hiçbir zaman standart üretimle sınırlı kalmayı hedeflemediklerini, katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesine özel önem verdiklerini dile getirdi. Üniversite-sanayi iş birliğinin Türkiye’nin üretim kapasitesi ve teknolojik geleceği açısından kritik bir yere sahip olduğunu vurgulayan Arkan, bilimsel kurumlarla yürüttükleri ortak projelere ilişkin bilgi verdi.

2018 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ile birlikte idrar yolu enfeksiyonunun erken tespitine yardımcı olması amacıyla “Pine Smart” adını verdikleri akıllı çocuk bezini geliştirdiklerini belirten Arkan, sonraki dönemde ise Medipol Üniversitesi ile birlikte idrar toplama bezini hayata geçirdiklerini söyledi.

Arkan Ticaret’in yalnızca ticari bir işletme olmadığını ifade eden Vahit Arkan, yıllar içerisinde yüzlerce insanın ekmek kapısı haline gelen bir üretim merkezi oluşturduklarını kaydetti. İhracat yoluyla Türkiye’ye döviz kazandırdıklarını, istihdam sağladıklarını ve kazançlarını yeniden üretime yönlendirdiklerini belirten Arkan, şirketlerini adeta bir evlat gibi büyüttüklerini ancak bugün bu emeği koruyabilmek için ciddi bir mücadele verdiklerini dile getirdi.


“SANAYİCİ AYRICALIK DEĞİL, ÖNGÖRÜLEBİLİR EKONOMİ İSTİYOR”

Türk sanayicisinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik tabloyu da değerlendiren Vahit Arkan, en büyük sorunun belirsizlik olduğunu savundu. Son sekiz yılda yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve yüksek faiz oranlarının üretim yapan firmaları ciddi şekilde zorladığını belirten Arkan, birçok sanayicinin yeni yatırımlar planlamak yerine mevcut işletmesini ayakta tutmaya çalıştığını söyledi.

İhracatçı firmaların dünya pazarlarında güçlü rakiplerle mücadele ettiğine dikkat çeken Arkan, üretim maliyetlerinin sürekli yükselmesi nedeniyle uluslararası rekabet gücünün her geçen gün daha fazla baskı altında kaldığını ifade etti. Sanayicinin devlet ve ekonomi yönetiminden beklentisinin ayrıcalık olmadığının altını çizen Arkan, şu çağrıda bulundu:

“Sanayici; öngörülebilir ekonomi, makul finansman maliyetleri, üretimi teşvik eden politikalar ve yatırım ortamına güven istiyor. Üretim yapan, ihracat yapan ve istihdam sağlayan firmaların desteklenmesi yalnızca sanayici için değil, Türkiye’nin geleceği için de önemlidir.”

Türkiye’nin güçlü bir sanayi altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Vahit Arkan, yaşanan ekonomik sorunların üretim, teknoloji, bilim, yatırım ve ihracat odaklı politikalarla aşılabileceğine inandığını söyledi.

Arkan, sözlerini şöyle tamamladı:

“32 yıl boyunca bütün kazançlarımızı yine bu ülkeye yatırım olarak geri döndürdük. Bugün yaşanan zorlukların aşılabileceğine inanıyorum. Yeter ki üretim, yatırım, bilim, teknoloji ve ihracat öncelikli olsun. Türkiye’nin çok güçlü bir sanayi altyapısı var. Üreten kazanırsa Türkiye kazanır.”


Haber: Zeki Erdoğan / İstanbul