AJANS04/AĞRI - Ağrı Dernekler Konfederasyonu’nun (AĞKON) başkanlığına adaylığını açıklayan Vefa Kızılaslan, son dönemde konfederasyonun yapısı ve geleceğine ilişkin ortaya atılan değerlendirmelere cevap verdi. AĞKON’un 2017 yılında kurulduğunu ve geçmişte önemli faaliyetlere imza attığını hatırlatan Kızılaslan, son yıllarda yaşanan faaliyet azalmasının kurumun hukuki ya da kurumsal olarak ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguladı.
“AĞKON YENİDEN MEMLEKETE HİZMET EDECEK”
Kızılaslan, konfederasyonun yeniden aktif bir yapıya kavuşması için güçlü bir yönetim anlayışıyla yola çıktıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Değerli dostlar, malumunuz bir süre önce özel ve gurur verici bir toplantı ile emektar STK başkanlarımızın da teveccühü ile Ağrı Dernekler Konfederasyonu’nun (AĞKON) başkan adayı olarak yola çıktık. Bu yola çıkarken bazı hususları da netleştirmekte fayda var. Konfederasyonumuz 2017 yılında kurulmuş ve o günden bugüne logosunda AĞKON ibaresi bulunmaktadır. Bir dönem ciddi ve anlamlı işler yapmış, son dönemlerde ise hız kesmiştir. Şimdi bu noktada bizim devralmaya aday olduğumuz yönetim kurulu ile de yeniden ayağa kalkıp memlekete hizmet edecektir.”
“STK’LAR MEYVE DEĞİL Kİ DEFORMASYONA UĞRASIN”
AĞKON hakkında kullanılan bazı ifadeleri eleştiren Kızılaslan, kurumun hukuki varlığının devam ettiğini ve herhangi bir mali ya da yasal problem yaşamadığını dile getirdi.
Kızılaslan, “Şimdi bazen denk geliyorum, AĞKON için ‘dezenformasyona uğramış’, ‘yok olmuş’ vesaire gibi garip sözcükler kullanılmaktadır. Haliyle bu makama talip olan biri olarak açıklama yapmamız zaruri hale geldi. Değerli dostlar, STK’lar meyve değil ki deformasyona uğrasın veya yok olsun. Bu yapılar netice itibarıyla kanunla tarif edilmiş birer kurumdurlar. Bir STK’nın borçları vardır, içinde rezillikler işlenmiştir, terörize olmuştur, yani lağvedilmesi zaruri hale gelmiştir, o zaman kapatırsınız. Yeni bir sayfa açar, icraat sergiler, o tozlu sayfaları geride bırakırsınız. Fakat böyle bir durum var mı? Yok.” dedi.
“MESELE PERFORMANS SERGİLEMEK”
Sivil toplum kuruluşlarının itibarının faaliyetleriyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Kızılaslan, AĞKON’da yaşanan sürecin tamamen faaliyetlerin yavaşlamasından kaynaklandığını savundu.
“Mesele sadece performans sergilenmesi ile alakalı. İyi yönetirseniz, faydalı işler yaparsanız itibarlı; kötü yönetirseniz itibarı düşük görünür. Bir dönem performansınız düşer, adı okunmaz ama bir dönem icraatlarınız artar, yıldız gibi parlar.”
Kızılaslan açıklamasında AĞKON’un mevcut durumuyla ilgili olarak, “Şimdi bakıyorum hiçbir kötü fiil işlenmemiş, yukarıda bahsettiğim hiçbir olay olmamış. Sadece son birkaç yıldır icraat sergilenmemiş. Bu kadar, başka bir eksiği kusuru yok. Vergi borcu yok, hukuki bir sıkıntısı yok. E peki bu kurumun neyi dezenformasyona uğramış? Hiçbir şeyi.” ifadelerini kullandı.
AĞFED ÖRNEĞİNİ VERDİ
Daha önce AĞFED’de benzer bir sürecin yaşandığını hatırlatan Kızılaslan, görev üstlendiklerinde kurumu yeniden aktif hale getirdiklerini belirtti.
“Nasıl ki AĞFED’e geldiğimizde pandemi dolayısıyla faaliyetler kesintiye uğramıştı ve sonra bizler geldik, Allah nasip eyledi kurumu ayağa kaldırdık ve elhamdülillah şu an Türkiye çapında bir kurum haline getirdiysek, AĞKON’da da aynı durum söz konusudur. Çalışacağız, icraat sergileyeceğiz ve kurum itibarını yükselteceğiz. Bu kadar net ve basit.”
“MALİ SORUN YOK, HUKUKİ SORUN YOK”
AĞKON’un önünde çalışmasına engel herhangi bir durum bulunmadığını söyleyen Kızılaslan, tartışmaların nedenini sorguladı.
“Yani yasa mı değişti? Yönetmelik mi değişti? Kötü bir durum mu oldu? Biz icraat yapınca bizi engelleyecek herhangi bir durum mu var? E yok. Mali sorun yok, hukuki sorun yok, fiziksel sorun yok. Peki niye bu söylem? Neye zemin hazırlamaya ve normalleştirmeye çalışıyoruz?”
“KOLTUĞA YAPIŞMADAN DEVREDECEĞİZ”
Başkanlık görevine seçilmesi halinde belirli bir dönem hizmet ettikten sonra görevi kongreyle devretmeyi hedeflediklerini vurgulayan Kızılaslan, şeffaflık mesajı verdi.
“Halkımız müsterih olsun. Bir noktada adım atıyorsak eğer bizler de insanımızı temel alıp onlara mahcup olmayacağımız pozisyonlarda oluruz. Allah nasip ederse belirli bir dönem gücümüz yettiğince insanımıza hizmet edip sonrasında koltuğa yapışmadan anlamlı bir kongre ile bizden sonrakilere devredeceğiz. Çok şükür bu işe başlarken maddi durumumuz ve bireysel kariyerimiz ne ise aynı şekilde devam ettik. Ne kendi vicdanımız ne de halkın vicdanında elhamdülillah bir sabıkamız olmadı, olmaz da.”
“HEP ŞEFFAF OLDUK”
Sivil toplum çalışmalarında şeffaflık ve hesap verebilirliğe önem verdiklerini belirten Kızılaslan, kendilerine yönelik eleştirilere de değindi.
“Hep şeffaf olduk. Bizlere bir Allah’ın kulu dedikodu mahiyetinde bile yüz kızartıcı bir suç isnat etmedi. Bize dair niyet okuyanlar da hep kendi niyetlerini ortaya döktüler. Çünkü bize dair ‘bak gör şunu yapacak’ diyen kim varsa hep o dediklerini yıllarca yapmış insanlardı. Dolayısıyla biz kimsenin lafına takılmadan çalışmalarımızı şeffaf ve iyi niyetli olarak devam ettiriyoruz.”
“BAŞARI BAŞKASINI KÖTÜLEMEKTEN GELMEMELİ”
Açıklamasının sonunda sivil toplumdaki rekabet anlayışına ilişkin de mesaj veren Kızılaslan, başarı için başka kurumların veya kişilerin kötülenmesine ihtiyaç olmadığını ifade etti.
“Hep söylerim, bir şeyin iyi olduğunu ifade etmek için başka bir şeyin kötülenmesine gerek yok. Ben iyi olduğumu mu düşünüyorum? Zaten performansıma notu halk verir. Benim iyi olmam bir başkasının kötü olmasına bağlıysa demek ki bende de pek kayda değer bir şey yoktur.”
Kızılaslan sözlerini, “Herkesin mücadele ettiği birçok alan var; siyaset, ticaret, bürokrasi, sivil toplum. Alanımızda başarımız başkasının kötülenmesinden değil, bizzat bizim başarılı oluşumuzdan gelsin diyorum ve tüm dostları saygı ile selamlıyorum.” ifadeleriyle tamamladı.









Yorumlar
0 yorum