Ağrı’ya 209 tabip ve 49 uzman tabip olmak üzere toplam 258 hekimin atanması, sağlık hizmetleri açısından önemli bir gelişme. Uzman hekime erişimde dönem dönem ciddi sıkıntılar yaşayan Ağrı için bu sayı gerçekten değerli.

Ancak asıl soru şu:

Bu hekimlerin kaçını Ağrı’da tutabileceğiz?

Çünkü Ağrı’nın sağlık alanındaki sorunu yalnızca doktor ataması değil. Gelen hekimin birkaç yıl sonra ilk fırsatta başka bir şehre gitmek istemediği bir yapı oluşturmak da en az atama kadar önemli.


DOKTORU SADECE HASTANEYE DEĞİL, ŞEHRE ATARSINIZ

Bir hekimin Ağrı’ya atanması, yalnızca bir hastanede göreve başlaması anlamına gelmiyor. O doktor bu şehirde yaşayacak, ailesini burada kuracak ya da ailesiyle burada hayatını sürdürecek.

Eşi iş arayacak, çocuğu okula gidecek, sosyal hayatın içinde yer almak isteyecek. Mesleki olarak kendisini geliştirmek, akademik çalışma yapmak ve kariyerini ilerletmek isteyecek.

Bu nedenle doktoru şehirde tutmanın yolu yalnızca maaştan geçmiyor. Çalışma koşulları, konut, eğitim, sosyal yaşam, ulaşım, akademik imkân ve mesleki gelişim fırsatları da belirleyici.

Aslında sağlık politikası biraz da şehircilik politikasıdır.

Ağrı ne kadar yaşanabilir bir şehir olursa doktoru da öğretmeni de akademisyeni de o kadar kolay tutar.


TIP FAKÜLTESİ AĞRI İÇİN BÜYÜK BİR AVANTAJ

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Tıp Fakültesi bu noktada önemli bir fırsat sunuyor.

Tıp Fakültesi’nin eğitim altyapısının güçlenmesi, akademik kadronun büyümesi ve üniversite hastanesi projesinin hayata geçmesi doktorların Ağrı’da kalmasına ciddi katkı sağlayabilir.

Çünkü üniversite hastanesi yalnızca yeni bir sağlık binası değildir.

Uzmanlık eğitimi demektir.

Araştırma demektir.

Akademik kariyer demektir.

Asistan hekim demektir.

Güçlü klinikler ve bilimsel üretim demektir.

Bir doktor için “Ağrı’da birkaç yıl görev yapıp gitmek” ile “Ağrı’da uzmanlaşabilir, akademik olarak ilerleyebilir ve bilimsel çalışma yapabilirim” düşüncesi arasında çok büyük fark vardır.

Bu nedenle Tıp Fakültesi ve üniversite hastanesi, Ağrı’nın doktor tutma politikasının merkezinde değerlendirilmelidir.


HASTANE ALTYAPISI DA GÜÇLÜ OLMALI

Yeni sağlık yatırımları da bu açıdan önemli.

Bir uzman hekimin şehirde kalabilmesi için mesleğini güçlü bir altyapıyla yapabilmesi gerekir. Modern ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri, laboratuvarlar, görüntüleme sistemleri ve yeterli yardımcı sağlık personeli olmadan yalnızca kadro açmak kalıcı çözüm üretmez.

Doktor, mesleğini iyi yapabildiği yerde kalmak ister.

Bu yüzden Ağrı’da sağlık yatırımları sadece hasta konforu açısından değil, doktorların şehirde kalıcılığı açısından da düşünülmeli.


AĞRI’YA ÖZEL HEKİMİ TUTMA POLİTİKASI OLMALI

Bence artık sadece “kaç doktor atandı?” sorusunu sormak yetmez.

Bir de “kaç doktor kaldı?” sorusunu sormalıyız.

Şehirde görev yapan hekimlere nitelikli lojman imkânları sağlanabilir.

Eş istihdamında kurumlar arasında koordinasyon kurulabilir.

Çocuklarının eğitimi için güçlü okul seçenekleri oluşturulabilir.

Üniversitede akademik çalışma ve araştırma imkânları artırılabilir.

Kongre, kurs ve mesleki eğitimlere katılım desteklenebilir.

Özellikle ilçelerde görev yapan doktorların barınma ve ulaşım şartları iyileştirilebilir.

Bu tür uygulamalar doktorun şehirle bağını güçlendirir.


MESELE AĞRI’NIN GELİŞMİŞLİĞİ

Burada daha büyük bir mesele var.

Doktor tutmak istiyorsak şehri geliştirmek zorundayız.

Sosyal alanlar, kültür-sanat etkinlikleri, kaliteli eğitim, ulaşım, güvenli ve nitelikli konut, spor tesisleri, restoranlar, kafeler ve çocuklara yönelik yaşam alanları da bu denklemde önemli.

Çünkü doktor da sonuçta bu şehirde yaşayan bir insan.

Bir şehir yalnızca çalışılabilecek değil, yaşamak istenecek bir yer olmak zorunda.

Ağrı’nın sosyoekonomik gelişmişliği arttıkça nitelikli insan kaynağını şehirde tutmak da kolaylaşacaktır.


258 HEKİM DEĞERLİ, ŞİMDİ İKİNCİ HEDEF GEREKİYOR

209 tabip ve 49 uzman tabipten oluşan 258 kişilik hekim ataması Ağrı için önemli bir kazanım.

Ancak gerçek başarıyı bir yıl sonra ölçmeliyiz.

Kaçı hâlâ Ağrı’da?

Üç yıl sonra kaç tanesi burada görev yapıyor?

Kaçı uzmanlık yaptı?

Kaçı akademik kadroya katıldı?

Kaçı ailesini buraya taşıdı?

Kaçı “Ben Ağrı’da kalmak istiyorum” dedi?

Asıl mesele burada.

Doktor atamak önemlidir.

Ama daha büyük başarı, doktorun Ağrı’dan gitmek istemediği bir şehir kurabilmektir.

Tıp Fakültesi, üniversite hastanesi, yeni sağlık yatırımları ve şehir yaşamını geliştirecek politikalar birlikte yürütülürse Ağrı, yıllardır yaşadığı “doktor geliyor, doktor gidiyor” döngüsünü kırabilir.