18 Nisan 2026, Cumartesi
Murathan Mungan - Ağrı Haber Ajansı
Murathan Mungan

Murathan Mungan

şair, yazar

HAKKINDA YAZILANLAR
Kendini ötekileştiren kalem Murathan Mungan 
Mahmut Çetin
sondevir 26 Haziran 2012
Romancı Cezmi Ersöz, sol sanat içinde bir klikten bahsetmişti. Bu çıkış, tarihi bir çıkıştı ama balık hafıza onu da öğüttü… Ersöz, “Edebiyatta eşcinsel lobisi var” demişti. Bu çıkış, Türkiye Sosyalist Fırkası Başkanı Adil Müstecaplıoğlu’nun, Abidin Dino ile kalem kavgası sırasında dönme-devşirme takımı için söylediği “Mührüsüleymancılar” çıkışı kadar önemlidir. Eşcinsel lobisi ile ‘Mührüsüleymancılar’ın belki de doğrudan hiç bir ilişkisi yok. Ama bu çıkışlarda, akademisyenlerin maaşlarından dolayı göremediği ‘kanatıcı sosyoloji’nin can alıcı tespitleri var. Benzer bir şekilde Yalçın Küçük’ün farkı da burada gizli. Onun yazı serüveninde, bilginin detay olarak doğru veya yanlış olmasının önemi yok. Ondaki devinim önemli, düşünce üretim biçimi önemli. Bizi rahatsız eden ve araştırmaya fişekleyen anafor önemli.
Gelelim Cezmi Ersöz’den Murathan Mungan’a ve hakkında çıkan eşcinsel polemiklerine… İşte yazının müsebbibi haber…
Geçmişte eşcinsel yönelimlerinden bahseden Murathan Mungan’ın Yeni Türkü’nün solisti Derya Köroğlu ile hakkında aşk dedikoduları çıkıyor. Bunun üzerine Mungan, ‘Tatsız ve zorunlu bir açıklama’ başlığı altında bir açıklama yapıyor: “Şunu özellikle belirtmeliyim ki, Derya Köroğlu hayatımda gördüğüm ‘heteroseksüel’ olup da ‘homofobik’ olmayan insanlardan biridir.” 
Devamında şöyle diyor: “Ben kendimi ve kimliğimi hiçbir zaman gizlemedim, ama mahremimi korumaya hep özen gösterdim. Sanırım burada benim kimliğini açıkça üstlenen varlığımdan ötürü çevremdekileri de içini çeken homofobik bir cezalandırma mekanizması işliyor.”
Şu sözler Mungan’ın daha önceki söyleşilerinden: “Hiçbir zaman gay kimliğimi saklamadım ama, bunu bir promosyon nesnesine dönüştürmek istemedim.” Bunun peşine şu beyanatını da ekliyorum: “Ahmet Altan ve Orhan Pamuk kadınları dışarıdan anlatıyor, ben içerden.”
Mungan’ın ‘İbranice Aşk Şiirleri’ne göz atıyoruz: Şiirin bir başka dizesi “bir erkek yüzünün en büyük aşklara benzediği zamanlar.” Bu dizeyi Mungan’ın cinsel tercihiyle birleştirince farklı bir yorum çıkıyor karşımıza. 
Kendini Türk ve hususen ‘Müslüman’ hissetmese bile bir şair niçin şiirine ‘İbranice Aşk Şiirleri’ adını koyar? (Meraklısına Orhan Türkdoğan, Güneydoğu’da İbraniceye yakın bir dilden bahseder. Mungan acaba?)
‘İbranice Aşk Şiirleri’nin şu dizeleri ne diyor?
“yurtsa(y)malısın gövdeni 
mahzun ve asi ibrani
yapayalnız bir yemin gibi direnmelisin yakın çağa…”
İbrani yani Musevi, yani Yahudi, “bir yemin gibi” kime karşı direnmektedir. Sermaye, medya, localar… İbrani daha kime karşı direnecek? Sıradan museviye lafımız yok ama siyonizmin dünyada ifsat etmediği hangi hayat alanı kalmıştır sormak lazım?
‘İbranice Aşk Şiirleri’ yazarı Mungan, kendini Türk ve hususen en genel manasıyla ‘Müslüman’ hissetmediğini açıklar… Ona göre bu milletin her şeyi kötü hele milliyetçi-muhafazakar denklemi: “Politikalarını özellikle ‘maneviyat’ üzerine yoğunlaştırmış dinci ya da dinci-ulusalcı yaklaşımların..” diye başlayan bir paragrafın sonunda “Bilgisayar başına çökmüş türbanlı kız” batıyı ve teknolojiyi algıladığını “görüntüleriyle de görüşlerine sözlerine bir gerçeklik duygusu kazandırmaya” çalışmaktadır!
Mungan’ın beslenme kaynaklarının başında bir İbrani var: Bilge Karasu. Karasu, Yalçın Küçük’ün yanlışlıkla belirttiği gibi Emanuel Karasu’nun değil, Albert Karasu’nun oğlu. Aynı şekilde Soner Yalçın’ın Sabri Ülker için ‘İpekçi’ rumuzuyla yazdığı ‘yahudi dönmesi’ suçlama yazısındaki Refik Halit Karay’ın ‘karayim’ olduğu iddiası nasıl yanlışsa, Baransu-Tuncay Opçin cephesinin Soner Yalçın, Şiar Yalçın’ın oğlu bilgisi de yanlış. Mesela Refik Halit Karay, Bülent Ecevit ve Engin Noyan’la kuzen. Teyze ile Prenses’te yazdık bunları ama okutamadık kendimizi.
Cemil Meriç, “sağ okumuyor” diyordu. Bu bilgi o zaman için doğruydu, şimdi yanlış.
Üstad şimdi okuyorlar ama hep yanlış okuyorlar!

← Tüm Biyografiler