18 Nisan 2026, Cumartesi
Bahattin Şakir - Ağrı Haber Ajansı
Bahattin Şakir

Bahattin Şakir

İttihat ve Terakki Cemiyeti Kurucu Üyesi

1874 yılında İstanbul'da doğdu. Askeri Tıbbiye'yi 1896'da tabip yüzbaşı olarak bitirdi. 1900 yılında aynı okulun tıbbi kanuni muallim muavinliğine getirildi. 
Bu görevine ek olarak Şehzade Yusuf İzzettin Efendi'nin özel hekimliğini de yaptı. Bu arada Ahmet Celalettin Paşa'nın maiyetine girdi. Ahmet Rıza Bey ve İttihat ve Terakki Cemiyeti ileri gelenleriyle ilişki kurdu. 
Ahmet Celalettin Paşa'nın muhalefete katılmasından sonra İttihatçılar'la ilişkili olmasından dolayı Erzincan'a sürgüne gönderildi. Cemiyete gönderdiği yardımın ortaya çıkması üzerine tutuklandı. Ardından Trabzon'a sürüldü. 1905 yılında Mısır'a, oradan da Paris'e kaçtı. 
Bir ara gizlice İstanbul'a geldi. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin çalışmalarının canlandırılmasında Ahmet Rıza Bey ile birlikte etkin rol oynadı. 
1908 yılında 2. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'a geldi. Askeri Tıbbiye'deki eski görevine döndü. 
Daha önce Kahire ve Paris'te çıkan Şura-yı Ümmet gazetesinin yayınını İstanbul'da sürdürdü. 
1909'da askeri ve sivil tıbbiyelerin birleştirilmesi ile kurulan Haydarpaşa Tıp Fakültesi'nde adli tıp müderrisi oldu. Ertesi yıl Tıp Fakültesi ikinci reisliğine seçildi. Balkan Savaşı'nda Edirne'nin Bulgarlar tarafından kuşatılması sırasında oradaki hastanede başhekim olarak çalıştı (1912). Edirne'nin işgali üzerine tutsak düştü. Bir süre sonra serbest bırakıldı.
1913 yılında Teşkilatı Mahsusa'nın siyasi bölüm şefliğine getirildi. Aynı yıl Sıhhiye Müdüriyet-i Umumiyesi'ne bağlı olarak kurulan Tababet-i Adliye Müdürlüğü'ne ve Tababet-i Adliye Encümeni Reisliği'ne getirildi. 
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Erzincan ve yöresinde Teşkilat-ı Mahsusa yöneticisi olarak görev yaptı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Ermeniler'in korunması için uygulanan Ermeni Tehciri içinde etkin rol oynadı. 
Mondros Mütarekesi'yle birlikte savaş suçlusu ilan edildi. 2 Kasım 1918 tarihinde Enver Paşa ve Talat Paşa ile birlikte bir Alman savaş gemisiyle Sivastopol üzerinden Berlin'e gitti. 
Eylül 1920'de Bakü'de toplanan Doğu Halkları Kurultayı'na katıldı. 1920'de İslam İhtilal Cemiyetleri İttihadı'nın Bakü temsilcisi oldu. 1921 ilkbaharında bu örgütün Moskova'da yapılan kongresine katıldı. Buradan tekrar Almanya'ya gitti. 
17 Nisan 1922 tarihinde Berlin'de Cemal Azmi Bey ile birlikte Ermeni suikastcılar tarafından şehit edildi.
ESERLERİ:
"Ali Kemal Davası" ve "Kanuni Esasimizi İhlal Edenler" adlarıyla imzasız kitaplar yayınladı. Bu kitaplarda karşıtlarını sert bir dille eleştirdi.

← Tüm Biyografiler