Robert Kolej Kurucusu
Robert Kolej
Mr. Robert 1878 yılında vefat ettiğinde, Robert Kolej kendi kendini finanse etme durumunda kaldı. Mr. Robert Lookout Mountain’daki arazisinin tümünü, kendine ait bütün diğer arsaların beşte birini Robert Kolej’e miras olarak bıraktı ve bu arsaların satışından elde edilen parayla okula yeniden finansal kaynak sağlanmış oldu.
Kolej arazisi üzerinde ikinci bina 1881 yılında Profesör Alexander Van Milligen tarafından inşa edilen konuttur. Bizans tarihi konusunda uzman olan ve 1878 yılından, öldüğü 1915 yılına kadar öğretmenlik yapan Profesör Alexander Van Milligen, bu evi ölümünden sonra Robert Kolej’in hizmetine gireceği bilinciyle inşa ettirmiştir. Buna rağmen, Bay ve Bayan George G. Huntigton’ın bu evde uzun zaman boyunca yaşamasından dolayı ev Huntington House olarak isimlendirilmiştir. 1986 yılında ev yenilenmiş ve de Heritage (Tarihi) Müzesi’ne çevrilmiştir. Evin son sakini olan Eveline A. Scott tarafından miras bırakılan mobilyalar, kitaplar ve de dokümanlar, bu müzenin çekirdeğini oluşturmaktadır.
1895 yılından, 1919 yılına kadar Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan John Steward Kennedy, Kolej’e cömert yardımlarda bulunmuştur. Onun bağışlarıyla, 1891′de Kolej’in başkanı için bir ev inşa edilmiştir. Muhteşem Boğaz manzarası olan bu geniş ev, Kennedy Lodge, 1891 yılından itibaren Washburn’lerle başlayarak 1971 yılında Dr. John Scott’ın ayrılmasına kadar Kolej Başkanlarının ikametgahı olmuştur. Bugün, zemin katı öğretim kadrosu için bir yemek salonu, üst katları misafirhane ve de bodrum katı restorant olarak kullanılmaktadır. Her türlü sosyal etkinlik de burada yapılmaktadır.
Mr. Kennedy aynı zamanda altı profesörün evi ve de Kolej arazisinin çevresinin duvarla çevrilmesi için bağışta bulunmuş, Robert Kolej’e miras olarak bıraktığı 1.500.000$ ise Mühendislik Fakültesi’nin doğu kanadı ile (1912), 1913 yılında inşası tamamlanan yurt-derslik binası olan Anderson Hall’ın, yapımlarında kullanılmıştır.
Dr. Cyrus Hamlin’in oğlu olan Alfred Dwight Foster Hamlin tarafından dizayn edilen ikinci akademik bina 1892 yılında tamamlanmıştır. İlk başta Science Hall olarak adlandırılan binanın ismi, Kolej’e 1872 yılından 1901 yılına kadar doğa tarihi profesörü olarak hizmet eden Albert Long’un ölümünden sonra Albert Long Hall olarak değiştirilmiştir. Bu bina Bayan Van Milligen’in kardeşi olan Bayan Davies tarafından döşenmiştir. Bodrum katta Kimya Bölümü, birinci katta Kütüphane ve Fizik Bölümü ve de üst kat Oditoryum olarak kullanılmıştır. Ayrıca, Mr. Cleveland H. Dodge tarafından bağışlanan ve dünyanın en ünlü beş orgundan biri olan org ise bu katta bulunmaktadır.
Hamlin Hall tamamlanır tamamlanmaz, Hazırlık Bölümü’nün ayrı bir binada yer alması gerektiği anlaşılmıştır. 1898 yazında, Mr. Washburn Birleşik Devletler’e gittiğinde, yeni binanın finansmanını sağlamak konusundaki ilgisini çekmek için New York’lu zengin bir bankacının kızı olan Olivia Eggleston Phelps Stokes’ı ziyaret etmek istemiştir. Ne yazık ki Bayan Stokes Avrupadaydı, ama İstanbul’da Mr. Washburn’ü, Bayan Stokes’ın yeni binanın inşaası için yardıma hazır olduğunu yazan bir mektup bekliyordu. Bu bina 1871 yılında Ahmet Vefik Paşa’dan satın alınan arazinin üzerine inşa edildi ve 1902 yılında ise yerleşilmeye hazırdı. Bayan Stokes’un özel isteği üzerine bina Theodorus Hall (veya Allah’ın armağanı) olarak isimlendirildi. Bugün ise Kız Yurdu olarak kullanılmaktadır.
Aynı zamanda Dodge Jimnastik Salonu da Kampüs’teki taşocağından çıkarılan mavi kireçtaşından inşa edildi. Bu binanın yapımı, 1909′dan 1926′ya kadar Yönetim Kurulu Başkanı olan Cleveland H. Dodge ve babası William H. Dodge tarafından finanse edilmiştir. Uzun yıllar boyunca Avrupa’daki en modern ilk jimnastik salonu olma özelliğini korudu ve de Türkiye’deki tek kapalı koşu pistini barındırdı. 1908 yılında, Türkiye’deki ilk basketbol maçı burada oynanmıştır.
1929 yılında, Bayan Olivia Phelps Stokes aynı zamanda Hazırlık Bölümü öğrencileri için Theodorus Hall’un arkasına inşa edilen jimnastik salonunun da finansmanını sağlamıştır. Bu bina daha sonra erkek yurduna çevrilmiştir.
Bugün İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi olarak kullanılan Washburn Hall, Mr. William E. Dodge’ın dul eşi Mrs. William E. Dodge tarafından finanse edilmiştir. Bu ofis-sınıf binası 1906 yılında tamamlanmış ve de ismini 1903 yılında Başkanlıktan istifa etmiş olan Başkan George Washburn’den almıştır. Diğer bütün binalar gibi Washburn Hall da Birinci Dünya Savaşı’ndan önce inşa edilmiş ve de inşasında kampüste bulunan mavi kireçtaşı kullanılmıştır. Üst katlar, yani beşinci kat ve de dördüncü katın yarısı, bir zamanlar büyük değer taşıyan Doğal Tarih Müzesi’ne (Natural History Museum) ev sahipliği yapmıştır.
Dr. Caleb Frank Gates’in başkanlığı süresinde (1903-1932), ilk tenis kortları yapılmış, Hamlin Hall yenilenmiş, yeni bir ışıklandırma ve ısıtma binası kurulmuş, Ahmet Vefik Paşa’dan yeni arazi satın alınarak üzerine tepeye doğru dolanarak çıkan yol 1913 yılında inşa edilmiş ve deniz kenarındaki yeni giriş, okulun ana giriş kapısı olmuştur.
Anderson Hall veya bugünkü adıyla Fen-Edebiyat Binası da 1913 yılında tamamlanmıştır. Bu yatakhane-sınıf binası, John S. Kennedy tarafından Kolej’e miras olarak bırakılan sermayeyle inşa edilmiş ve de Profesör Charles Anderson’dan sonra onun Kolej’e yaptığı uzun hizmete (1869-1918) istinaden isimlendirilmiştir. Bugün ise derslik-ofis binası olarak kullanılmaktadır.
1903 yılında Gates başkan olunca, Robert Kolej daha fazla genişleme ve de modernleşmeye hazırdı. Gates Türkiye’nin artık kendi mühendislerini yetiştirmesi ve eğitmesi gerektiğini anlamıştı ve John S. Kennedy’den kalan parayla, bir mühendislik okulunun yapımına başlamak istiyordu. 1909 yılında Birleşik Devletler’e giderek, teklif ettiği projenin uygulanması için Kurul’dan onay almayı başardı. Robert Kolej’deki yeni Mühendislik Okulu’na gelip, kurulumuna nezaret etmesi için de ilk önce Makine Mühendisliği Profesörü olan John R. Allen ile anlaştı. Daha sonradan ismi Gates Hall olan, Mühendislik Bina’sının yapımına 1910 yılında başlandı, ama 1912 yılında sadece batı kanadı bitirildi. İlkbaşta U-şeklinde dizayn edilen binanın ilk planından daha sonra vazgeçildi. Balkan Savaşları, I.Dünya Savaşı ve de yeni Türkiye Cumhuriye’tinin kurulması dolayısıyla, bugünkü mevcut binanın yapımı ancak 1931 yılında tamamlanabildi. Dört kat yüksekliğindeki bina tepenin eğimini takip edecek şekilde planlanmıştır, bu yüzden her katın kendine ait ayrı bir girişi bulunmaktadır.