18 Nisan 2026, Cumartesi
Jak İhmalyan - Ağrı Haber Ajansı
Jak İhmalyan

Jak İhmalyan

ressam

HAKKINDA YAZILANLAR
Vartan İhmalyan, kardeşi Jak İhmalyan hakkında 1989'de Cem Yayınevi tarafından piyasaya çıkan "Bir Yaşamın Öyküsü" adlı hatıralarında şu bilgileri veriyor:
«... Babamın dayısı Gazaros Sayabalyan Konya valiliği yapmıştı. Oğlu, yazar Jak Sayabalyanı sürgünde öldürmüşlerdi. Dayıoğlunun anısına, Jak koymuştu babam kardeşimin adını. ...» (s. 20)
«... Kardeşim daha 4-5 yaşındayken resim çizmeyi çok severdi. Babam işten eve dönüşünde sokak kapısından içeri girer girmez, kardeşim ikinci kattan: «Babacığım, babacığım, kalemin var mı?», diye bağırır, babam yukarı çıkınca cebinden bir kalem çıkarıp kendisine verir, o da hemen bir kâğıt parçasına resimler çizerdi. Böylece de ileride iyi bir çizer olmuş. 1944'te İstanbul'da daha 18 yaşındayken Abidin Dino'nun düzenlediği «Liman» sergisine katılmış, daha sonra ekmeğini, Beyrut'ta çocuk arabalarına resimler yaparak kazanmış, Moskova'da, Baltık cumhuriyetlerinde resimleri çok kez sergilenmiş, ölümünden sonra da, Ankara Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde, dostumuz Prof. Dr. Türkkaya Ataöv'ün yardımıyla sergisi açılmıştı. ...» (s. 26)
«... Bu arada, İstanbul Üniversitesi'nde Latince lektörlüğü yapan ve rahmetli kardeşimin kurşun kalemle çizdiği resimlere hayran olan Prof. Ezzio Bartalini, bu resimlerden, birkaçını kendi parasıyla bastırıp, kardeşimi tanıtmak amacıyla, eşine dostuna dağıtmıştı. Kardeşim, hep yoksul insanların, hamalların falan resimlerini çizer, sosyalist olan rahmetli Prof. Bartalini de bayılırdı bu resimlere. Hatta birgün bana: «İnsanların yoksulluğunu bu yaşta nasıl derinden duyup da belirtebiliyor», demişti. 18-19 yaşlarmdaydı kardeşim o zaman. ...» (s. 76)
«... Kardeşimse, eşini değil, karıncayı bile incitmeyen, herşeyi hoş gören kuzu gibi bir insandı. Ressam olan kardeşim, örneğin birlikte bir resim seyrederken, ben: «bu resmi nasıl buluyorsun, Jak? Benini pek hoşuma gitmedi de...» deyince, sevecenlikle: «yok, pek o kadar kötü değil», derdi beğenmemiş olsa bile, ressamı incitmemek için. Eleştiride bile ılımlıydı. ...» (s. 149)
«… Bir süre sonra Varşova radyosunun Türkçe yayınlar servisi kapatıldı, bize üç aylığımızı ödeyerek, bu üç ay içinde kendimize birer iş bulmamızı söylediler. Kardeşim çizgi filmleri stüdyosu'nda çizer olarak çalışmaya başladı. … Bu arada kardeşim Nâzım'ın Leh dilinde çıkan şiir kitabını resimlemiş ve üstat çok beğenmişti. ...» (s. 159)
«… Bu satırları yazarken aklıma çağrışımla şu gerçek geldi: Ben Paris'teyken, rahmetli kardeşim Jak İhmalyan ve halen sağ olan Dr. Hayk Açıkgöz, cezaevinde çilelerini doldurup çıkmış ve sınırdan adam kaçıran birini bulup, Suriye'ye kaçmışlardı. ...» (s. 218) 
«...Ama kardeşim, Aziz'le 1946 tutuklamalarında olacak, Harbiye cezaevinde tanışmıştı. ...» (s. 290)
«... Yıllardan 1966. Abidin Dino Moskova'ya gelmiş, «Sovyet Yazarlar Birliği» lokalinde çok güzel bir resim sergisi açmıştı. Abidin, rahmetli kardeşim Jak'ı İstanbul'dan tanırdı. 1942'de açmış olduğu «Liman» sergisine kardeşimden de bir resim almıştı, genellikle onun resimlerini beğenirdi...» (s. 295) 
«…Kardeşimin, Moskova'daki Sanat Emekçileri Merkez Evi'ndeki sergisinden sonra kendisine güveni arttı ve daha güzel resimler yapmaya başladı. Bir yandan da Türkiye'den Moskova'ya gelen Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Dağlarca vb. konukların kardeşimin resimlerini beğenmeleri onu esinlendirdi. Konuklara resimler vermekte pek cömertti rahmetli kardeşim. Her konuğa: «Hangisini beğenirseniz alın» derdi, onlar da sevinerek alırlardı.
Konuları çokça Anadolu kadını, Anadolu erkeği, Anadolu anasıydı kardeşimin resimlerinin. Sovyet Ressamlar Birliği'ne üye olduktan sonra, Birlik birkaç resim satın almıştı kardeşimden. Yerevan'daki modern resimler galerisine üç resim armağan etmişti, bunlardan biri asılıdır. Moskova'daki bir fabrikada, sonra Astronomi fakültesinde ayrı ayrı zamanlarda iki kez, Baltık cumhuriyetlerinde iki kez sergileri düzenlendi ve seyircilerce çok beğenildi, sergi defterlerine övgü sözleri yazıldı. ...» (s. 296) 

← Tüm Biyografiler