AJANS04/AĞRI - Ağrı Dağı çevresinde yaklaşık bir asırdır tartışılan Durupınar Formasyonu, uluslararası bir araştırma ekibinin çalışmalarıyla yeniden dünya gündemine taşındı. Yaklaşık 157 metre uzunluğundaki tekne biçimli jeolojik yapı üzerinde yapılan derin radar taramalarında, alanın yalnızca homojen bir kaya kütlesinden oluşmadığı, yüzeyin altında belirgin katmanlar ve sıra dışı anomaliler bulunduğu öne sürüldü. Elde edilen bulguların kesin sonuca ulaştırılması amacıyla önümüzdeki haftalarda teknik raporun hazırlanmasının ardından bölgede fiziksel numune alınmasına yönelik sondaj çalışmalarının başlatılması planlanıyor.


YER ALTINDA ÖZEL RADAR TEKNOLOJİSİ KULLANILDI

Çalışmalar, Dr. Khosrow Bakhtar liderliğinde yürütülen araştırma kapsamında gerçekleştirildi. ABD Hava Kuvvetleri araştırmalarıyla geliştirildiği belirtilen “BakhtarRadar” adlı özel görüntüleme sistemiyle bölgenin önceki çalışmalara göre daha derin katmanları incelendi.

Radar verilerinde, yapının altında düzenli bir simetri ve yüzeyi takip eden tünel benzeri boşluklar ile katmanlı oluşumlar tespit edildiği ifade edildi. Araştırmacılar, bu anomalilerin tek başına yapının insan eliyle oluşturulduğunu kanıtlamadığını ancak daha ayrıntılı inceleme gerektiren bulgular ortaya koyduğunu belirtiyor.


ÇÜRÜMÜŞ AHŞAP İZLERİNE RASTLANDIĞI İDDİASI

Araştırma ekibinden Andrew Jones, yer altı radarı, kızılötesi termografi ve toprak analizlerinde yüksek oranda çürümüş ahşap göstergesi sayılan potasyum izlerine rastlandığını ifade etti.

Ayrıca yüzeyin yaklaşık 6 metre altında güverteyi andıran oda benzeri yapıların belirlendiği öne sürüldü. Bu bulgular, formasyonun doğal bir jeolojik yapı mı yoksa insan eliyle şekillendirilmiş bir kalıntı mı olduğu tartışmasını yeniden alevlendirdi.


KESİN SONUÇ İÇİN SONDAJ YAPILACAK

Bilim insanları, radar verileri ve tespit edilen anomalilerin tek başına kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli olmadığını özellikle vurguluyor. Bu nedenle ekip, hazırlanacak teknik raporun ardından yer altından fiziksel örnekler alınabilmesi amacıyla hedef odaklı sondaj çalışmalarına başlamayı planlıyor.

Sondajla elde edilecek numunelerin, yapının jeolojik kökeni ile organik kalıntı ihtimali konusunda daha somut veriler sunması bekleniyor.


DURUPINAR FORMASYONU YILLARDIR TARTIŞILIYOR

Durupınar Formasyonu, 1948 yılında bölgede yaşanan şiddetli yağışlar ve depremlerin ardından fark edildi. Tekneye benzeyen şekli nedeniyle yıllar içinde Nuh’un Gemisi’nin kalıntıları olabileceği yönünde çok sayıda iddiaya konu oldu.

Formasyonun yaklaşık 157 metre uzunluğunda olması da tartışmaların önemli dayanaklarından biri olarak gösteriliyor. Kutsal metinlerde Nuh’un Gemisi’nin yaklaşık 300 arşın uzunluğunda, 50 arşın genişliğinde ve 30 arşın yüksekliğinde olduğu anlatılırken, bu ölçülerin günümüz hesaplamalarıyla yaklaşık 157 metre uzunluk, 26 metre genişlik ve 15 metre yüksekliğe karşılık geldiği ifade ediliyor.


GÖZLER SONDAJ SONUÇLARINDA

Araştırmacılar, mevcut bulguların Nuh’un Gemisi’nin bulunduğunu kanıtlamadığının altını çizerken, yapılacak sondajın yıllardır süren tartışmada kritik bir aşama olabileceğini değerlendiriyor.

Durupınar Formasyonu’ndan alınacak fiziksel numunelerin analiz edilmesiyle birlikte, yapının tamamen doğal bir jeolojik oluşum mu yoksa farklı bir geçmişe sahip yapı mı olduğu konusunda daha güçlü bilimsel verilerin ortaya çıkması bekleniyor.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri