AJANS04/DOĞUBAYAZIT - Osmanlı döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar Doğubayazıt’ın yerleşim merkezi, İshak Paşa Sarayı’nın çevresindeki yüksek tepeler ve vadiler arasında bulunuyordu. Stratejik konumu nedeniyle yüzyıllar boyunca bu bölgede gelişen şehir, 1938 yılında başlatılan çalışmalarla bugünkü yerleşim alanına taşınmaya başladı.

Dönemin gazetelerinde yayımlanan haberde, Ağrı Valisi Burhan Teker’in girişimleriyle “tabiatın korkunç tepeleri ve dereleri arasına serilmiş” eski Bayazıt’ın transit yoluna indirildiği belirtiliyordu. Haberde ayrıca devlet dairelerinin dört aydır yeni merkezde hizmet verdiği, eski yerleşimin ise zamanla tamamen boşaltılmasının beklendiği ifade ediliyordu.


BİR ŞEHRİN MERKEZİ DEĞİŞTİ

Cumhuriyet yönetimi, İran sınırına uzanan ulaşım hattının önem kazanmasıyla birlikte Doğubayazıt’ı daha ulaşılabilir bir noktaya taşımayı tercih etti. Böylece yeni yerleşim, transit yolun hemen yanında şekillenirken, kamu kurumları ve ticari hayat da yavaş yavaş bugünkü şehir merkezine kaydı.

Ancak bu değişim, yalnızca idari bir karar olarak kalmadı. Yüzyıllar boyunca İshak Paşa Sarayı’nın çevresinde oluşan mahalleler, sokaklar ve yaşam alanları zamanla terk edildi. Bugün sarayın etrafındaki kalıntılar, eski Doğubayazıt’ın izlerini taşımaya devam ediyor.

Tarihçiler ve bölgeyi yakından tanıyan isimler, eski yerleşim alanının korunabilmesi hâlinde Doğubayazıt’ın, Mardin ve Safranbolu benzeri önemli bir kültür merkezi olabileceğini değerlendiriyor. Çünkü eski Bayazıt, yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda Doğu Anadolu’nun en köklü şehir hafızalarından birini barındırıyordu.


BİR KÜLTÜR MİRASI GERİDE KALDI

1938 yılında “transit yoluna indirilme” olarak ifade edilen süreç, ulaşım ve kamu hizmetleri açısından yeni fırsatlar sunarken, tarihî şehir dokusunun büyük ölçüde geride kalmasına da neden oldu. Bugün Doğubayazıt’ın modern merkezi canlılığını sürdürürken, İshak Paşa Sarayı’nın eteklerinde kalan eski şehir, geçmişin sessiz tanıklarından biri olarak varlığını koruyor.

Eski Bayazıt’tan bugünkü Doğubayazıt’a uzanan bu yolculuk, yalnızca bir kentin taşınma hikâyesi değil; aynı zamanda modernleşme ile tarihî miras arasında kurulan hassas dengenin de en çarpıcı örneklerinden biri olarak görülüyor.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri