AJANS04/AĞRI - Doğubayazıt’ın yetiştirdiği önemli din âlimlerinden, müderris ve müellif Seyda Molla Musa Celâlî, diğer adıyla Molla Musa Geçit, 1938 yılında ilçeye bağlı eski adı Sürbahan, yeni adı Telçeker olan köyde dünyaya geldi. Babası Hasan’ın yanında dindar ve mütevazı bir aile ortamında yetişen Celâlî, ilk eğitimini köyünde aldıktan sonra hayatını dini ilimleri öğrenmeye, öğretmeye ve eser yazmaya adadı. Medrese çevrelerinde “Molla Musa el-Celâlî” adıyla tanınan âlim, yaklaşık yarım asır boyunca farklı köy ve ilçelerde imamlık ile müderrislik yaptı; yüzlerce talebenin yetişmesine öncülük etti.

Molla Musa Celâlî, 1944 yılında köyündeki ilkokula kaydoldu ve okulun en başarılı öğrencilerinden biri olarak 1949’da mezun oldu. Ardından komşuları Ali Çavuş’tan Kur’an-ı Kerim okumayı öğrendi. Kısa sürede gösterdiği başarı üzerine Ali Çavuş’un, “Benden bu kadar, sen benden öğrendin ama benden daha güzel okuyorsun, git kendine bir şeriat hocası bul” tavsiyesi, onun hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri oldu. Henüz çocuk yaşta ilim tahsili için ailesinden habersiz şekilde Bulanık’ta yaşayan halasının yanına giden Celâlî, medrese eğitimine burada başladı.


MEDRESELERDEN MÜDERRİSLİĞE UZANAN İLİM YOLCULUĞU

Molla Musa Celâlî’nin düzenli medrese eğitimi, 1950 yılında Bulanık’a bağlı Tirtop köyünde Molla Reşid’in yanında başladı. Sarf ilmine ait “İzzî” isimli eserle başlayan eğitimini “Şerhu’l-Muğnî” seviyesine kadar sürdürdü. Öğretmen okulu sınavını kazanmasına rağmen sağlık gerekçesiyle okula kabul edilmemesi üzerine yeniden medrese eğitimine yöneldi.

1951 ve 1952 yıllarında Iğdır’ın Hoşhaber köyünde Üstad Molla İbrahim el-Iğdırî’nin medresesinde eğitim gördü. Burada “Şerhu’l-Muğnî”den başlayarak İmam Suyutî’nin “el-Behcetu’l-Mardiyye Ala’l-Elfiyye” adlı eserine kadar ilerledi. Daha sonraki yıllarda Molla Abdurrahman Dürre, Molla İbrahim Ağdadî, Şeyh Abdurrahim bin Şeyh Yahya Çoxreşî, Molla Şemsuddîn ve Seyyid Abdurrahman ed-Dérizbînî gibi dönemin önemli âlimlerinin yanında eğitim aldı.

İlim yolculuğunu tamamladıktan sonra 1957 yılında Doğubayazıt’a dönen Celâlî; Néço, Çiftlik ve Nureşin köylerinde fahri imamlık yaptı, medreseler açtı ve talebe yetiştirdi. Müderrislik görevini sürdürürken karşılaştığı zor meseleleri not ederek dönemin önemli âlimlerine danıştı. Allame Molla Sadreddin Yüksel ile Allame Şeyh Muhyeddin el-Havilî’ye müracaat eden Celâlî, icazetnamesini de Şeyh Muhyeddin el-Havilî’den aldı.

1961 yılında askerlik görevi için Mardin’e giden Molla Musa Celâlî, yaklaşık iki buçuk yıl süren askerliği sırasında da ilim tahsilinden uzaklaşmadı. Ulaşabildiği âlimlerle görüşerek dini ve ilmî birikimini geliştirdi. Askerliğin ardından Girberan, Kalecik ve Girika köylerinde imamlık ve müderrislik yaptı. 1968’de Kars’ın Şaban köyünde kısa süre görev aldıktan sonra yeniden Doğubayazıt’a döndü.

1969-1975 yılları arasında Zorava köyünde, 1975-1976 döneminde Noreşin’de, 1977-1982 yılları arasında ise Xarik köyünde resmî imamlık ve müderrislik görevlerinde bulundu. 1982-1984 yıllarında Doğubayazıt Merkez Camisi’nde vaizlik yaptı ve Kur’an kursunda ders verdi. Daha sonra Eleşkirt’in Haydaroğlu ve Körpeçayır köyleri ile Doğubayazıt’ın Dalbahçe köyünde imamlık ve müderrislik görevlerini sürdürdü.

1991 yılında resmî görevinden emekliye ayrılan Molla Musa Celâlî, Doğubayazıt merkezinde açtığı medresede ders vermeye devam etti. Burada medrese müfredatı kapsamında ileri seviyedeki klasik eserleri okutan Celâlî, hayatının ilerleyen döneminde vaktinin büyük bölümünü kitap yazmaya ve ilmi meseleleri araştırmaya ayırdı.


45 CİLDİ AŞAN ESERLERİYLE İLİM DÜNYASINDA İZ BIRAKTI

Molla Musa Celâlî’nin eserleri; sarf, nahiv, mantık, akaid, tasavvuf, fıkıh, tefsir, hadis, belagat, Arap dili ve edebiyatı ile Kürt klasiklerinin şerhi gibi geniş bir alanı kapsadı. Onun en önemli çalışmalarından biri olan “Mecmuatu’l-Ulum”, medreselerde ve dini eğitim kurumlarında okutulan 15 temel ilmi kısa ve sistematik biçimde bir araya getiren ansiklopedik bir eser olarak öne çıktı.

“Mecmuatu’l-Fevaid” adlı eserinde klasik ve modern dini meseleleri bir araya getiren Celâlî, “Mecmuatu’l-Kasaid” ile Arap edebiyatının önemli kasidelerini şerh etti. “Mecmuatu’l-Fetava”da Şafiî, Hanefî, Malikî, Hanbelî ve Caferî mezheplerine ait fetvaları derledi. “Mecmuatu’l-Makasıd” adlı çalışmasında ise önemli hadis kaynaklarında yer alan anlaşılması güç rivayetleri açıkladı.

Bediüzzaman Said Nursî’nin “İşaratü’l-İ’caz” adlı eseri üzerine haşiye yazan Molla Musa Celâlî, “Kızıl İcaz Şerhi” ile mantık alanındaki zor meseleleri açıklığa kavuşturdu. Arap dili ve edebiyatına yönelik çalışmaları arasında “Şerhu Kasaid-i İbn Fariz”, “Şerhu Ebyati Tarihi’l-Hulefa” ve “Şerhu Ebyati Nuri’l-Ebsar” gibi eserler yer aldı.

Celâlî, Şeyh Ahmed-i Hânî’nin eserleri üzerine yaptığı çalışmalarla da dikkat çekti. “Nevbihar”, “Akîda İmanê” ve “Mem û Zîn” üzerine Arapça tercüme ve şerhler hazırladı. “Feyzu’l-Kadîri’r-Rahmân Şerhu Newbihârâ Biçûkân”, “Feyzu’l-Kadiri’l-Mennân Şerhu Aqîdeti’l-Îmân” ve “Feyzu’l-Kadîri’l-Metîn Şerhu Kitâbi Mem û Zîn” adlı eserleriyle Hânî’nin ilmî ve edebî mirasının daha geniş çevrelere ulaşmasına katkıda bulundu.

Altı cilt halinde yayımlanan “Hâşiyetu El-Vâdihu’l-Mesâlik Alâ Tefsîri’l-Medârik” adlı çalışması, Nesefî Tefsiri’nin anlaşılması zor bölümlerini açıklamak amacıyla hazırlandı. Molla Musa Celâlî ayrıca “Mecmuatu’r-Resâil”, “Nuru’l-Basar”, “Tuhfetu’l-Habîb”, “Hediyyetu’l-Fakîr” ve dört halifenin hayatı ile İslam tarihindeki yerlerini ele alan çok sayıda eser kaleme aldı.

İlim hayatının son dönemine kadar yazmayı sürdüren Celâlî, Beyzavî Tefsiri üzerine haşiye hazırladı ve Molla Ahmed-i Cezirî’nin divanını şerh etmeye başladı. Toplamda 45 cildi aşan eserlerinde İslam ilim tarihinin temel meselelerini bir araya getiren Molla Musa Celâlî, hem medrese talebeleri hem de araştırmacılar için kapsamlı bir ilmî miras bıraktı.


Bir süre Covid-19 nedeniyle tedavi gören Seyda Molla Musa Celâlî, 30 Kasım 2021 tarihinde Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybetti. Cenaze namazı, uzun yıllar ders verdiği Ahmet Yesevi Medresesinde İl Müftüsü Tandoğan Topçu tarafından kıldırıldı. Çok sayıda talebesi, seveni ve vatandaşın katıldığı cenaze töreninin ardından Molla Musa Celâlî, tekbirler eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.

Doğubayazıt’ın ilim hayatına uzun yıllar hizmet eden Seyda Molla Musa Celâlî; yetiştirdiği yüzlerce talebe, kurduğu medreseler ve geride bıraktığı kapsamlı eserlerle bölgenin yakın dönem ilmî tarihinde kalıcı bir yer edindi.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri