Geçtiğimiz günlerde Ağrı’da yaşanan bir olay, ilk bakışta küçük bir altyapı sorunu gibi görülebilir. Abide Kavşağı’nda yerinden çıkan bir rögar kapağı, Erzurum’a doğru yola çıkan yolcu otobüsüne zarar verdi. Otobüste tedavi amacıyla Erzurum’a giden hastaların da bulunduğu belirtildi. Araç yolda kalınca yolculuk aksadı, hastalar gecikti.

Bir rögar kapağı…

Ama mesele yalnızca bir kapak değil.

Mesele, küçük görünen bir ihmalin vatandaşın hayatında ne kadar büyük sonuçlar doğurabildiğidir.


KÜÇÜK İHMAL DİYE BİR ŞEY YOKTUR

Şehir yönetiminde bazen bazı işler “küçük mesele” olarak görülür.

Bir rögar kapağı…

Bir kırık kaldırım taşı…

Bir yanmayan sokak lambası…

Bir çukur…

Bir eksik trafik levhası…

Bir açık mazgal…

Oysa bunların hiçbiri küçük mesele değildir.

Çünkü şehir, büyük projeler kadar bu küçük ayrıntılarla da yaşanabilir hale gelir.

Bugün yerinden çıkan bir rögar kapağı bir otobüsün alt takımına zarar veriyorsa, yarın aynı kapak bir motosikletliyi düşürebilir. Bir otomobilin kaza yapmasına neden olabilir. Bir ambulansın gecikmesine yol açabilir.

Dolayısıyla burada mesele sadece “kapağı yerine takmak” değildir.

Mesele düzenli kontrol sistemidir.

Mesele bakım kültürüdür.

Mesele sorun oluşmadan müdahale edebilmektir.


VATANDAŞ ZATEN ERZURUM’A GİDİYOR, BİR DE YOLDA BEKLEMEMELİ

Olayın beni en çok düşündüren tarafı ise otobüste Erzurum’a tedavi için giden hastaların bulunması.

Zaten Ağrı’da yıllardır konuştuğumuz en önemli sağlık meselelerinden biri, bazı branşlarda vatandaşın başka şehirlere gitmek zorunda kalması.

İnsanlar sabahın erken saatlerinde yola çıkıyor.

Hastane sırasına yetişmeye çalışıyor.

Randevusuna geç kalmamak için saatler öncesinden hareket ediyor.

Kimi yaşlı.

Kimi hasta.

Kimi yanında refakatçisiyle gidiyor.

Kimi belki aylarca beklediği randevuya yetişmeye çalışıyor.

Bir de böyle bir yolculuğun ortasında altyapı kaynaklı bir sorunla karşılaşıyorsa, burada vatandaş iki kez mağdur oluyor.

Önce tedavi için başka şehre gitmek zorunda kalıyor.

Sonra kendi şehrindeki altyapı ihmalinin bedelini ödüyor.

Bu kabul edilebilir bir durum değil.


ŞEHİR YÖNETMEK SADECE BÜYÜK PROJE AÇIKLAMAK DEĞİLDİR

Biz şehir yönetiminde çoğu zaman büyük yatırımları konuşuyoruz.

Yeni park…

Yeni yol…

Yeni bina…

Yeni proje…

Bunların hepsi önemli.

Ama şehir yönetmek yalnızca yeni bir şey yapmak değildir.

Var olanı korumak da şehir yönetimidir.

Rögar kapağını kontrol etmek şehir yönetimidir.

Asfaltı zamanında onarmak şehir yönetimidir.

Kaldırımı yürünebilir halde tutmak şehir yönetimidir.

Yağmur suyu giderini temizlemek şehir yönetimidir.

Trafik ışığını çalışır halde tutmak şehir yönetimidir.

Yani belediyecilik sadece “ne yaptık?” sorusuyla ölçülmez.

Bir de “neyi aksatmadık?” sorusu vardır.

Bazen vatandaşın hayatını kolaylaştıran şey yeni bir proje değil, mevcut hizmetin düzgün işlemesidir.


ÖNLEYİCİ DENETİM KÜLTÜRÜ ŞART

Ağrı’da şehir içi ana arterler ve kavşaklar düzenli olarak kontrol edilmeli.

Özellikle yoğun kullanılan güzergâhlarda rögar kapakları, mazgallar, yol yüzeyi, trafik işaretleri ve aydınlatma noktaları periyodik olarak denetlenmeli.

Vatandaş şikâyet ettikten sonra değil, sorun oluşmadan önce müdahale edilmeli.

Bunun için çok büyük bütçelere de gerek yok.

Düzenli saha ekipleri…

Dijital arıza kaydı…

Mahalle bazlı kontrol çizelgeleri…

Hızlı müdahale ekipleri…

Bunlar yapılabilir.

Hatta belediyeler için en iyi performans göstergelerinden biri şu olabilir:

Bir arıza bildirildikten sonra kaç saatte müdahale edildi?

Vatandaşın günlük hayatına dokunan hizmet kalitesi böyle ölçülür.


SORUNUN KÜÇÜĞÜ OLMAZ

Abide Kavşağı’ndaki olay bize aslında çok basit bir gerçeği yeniden hatırlattı.

Şehirlerde bazı ihmaller küçük görünür ama sonuçları büyük olur.

Bir rögar kapağı yerinden çıkar.

Bir otobüs zarar görür.

Onlarca yolcu bekler.

Hastalar randevusuna geç kalır.

Belki bir insanın tedavisi aksar.

Sonra buna “küçük bir teknik sorun” denir.

Hayır.

Bu küçük bir sorun değildir.

Çünkü vatandaşın zamanından, sağlığından ve güvenliğinden çalan hiçbir mesele küçük değildir.

Ağrı’da artık şehir yönetiminde şu anlayışın yerleşmesi gerekiyor:

Sorun ortaya çıktıktan sonra tamir etmek değil, sorun ortaya çıkmadan önce görmek.

Asıl belediyecilik de budur.

Asıl şehircilik de.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri