AJANS04/AĞRI - İstanbul’da doğup büyüyen ve 29 yaşından sonra evlenerek Ağrı’ya gelen bir öğretmen, kentteki yaşamına ilişkin düşüncelerini anlattı. İstanbul sevgisini çevresindeki herkesin bildiğini ve Ağrı’da yaşayacağını öğrenenlerin şaşırdığını ifade eden öğretmen, ilk dönemlerde şehrin imkânlarının sınırlı olduğunu ancak kısa sürede çalışma hayatına katılarak etkinlikler ve sosyal uğraşlarla kendisine yeni bir yaşam alanı oluşturduğunu belirtti. Zaman içerisinde kentin dezavantajlarını kabullendiğini dile getiren öğretmen, Ağrı’nın kendisine önemli hayat tecrübeleri kazandırdığını söyledi.
“ARKADAŞLARIM HEP ENERJİME ŞAŞIRIRDI”
Ağrı’ya uyum sürecinde insanlarla kaynaşmakta fazla zorlanmadığını anlatan öğretmen, “Belki evlenip geldiğim için, belki de insanlarla kaynaşma eşiğim düşük olduğu için hiç zorlanmadım. Hatta zamanla bu şehrin dezavantajlı taraflarını da kabullenip, gittiğim her yerden daha fazla keyif almaya başladım. Burada çok şey öğrendim, biraz da kendi içime döndüm” ifadelerini kullandı.
Ailesinden uzakta hem çalışıp hem çocuk büyüttüğünü anlatan öğretmen, evlilik hayatının sorumluluklarını da üstlendiğini belirterek Ağrı’da güzel arkadaşlıklar kurduklarını dile getirdi. Eşinin varlığının da bu süreçte en büyük dayanaklarından biri olduğunu ifade etti.
“GÖNÜL HUZURU HEPSİNDEN DAHA KIYMETLİ”
Büyükşehirde doğup büyüdükten sonra Ağrı’da yaşamaya başlamanın kendisine farklı bir pencere açtığını anlatan öğretmenin en dikkat çekici değerlendirmesi ise şehirlerin sunduğu maddi imkânlar ile insanın yaşamdan aldığı huzur üzerine oldu.
Öğretmen, “Şunu öğrendim: Şehir imkânları elbette önemli ama gönül huzuru hepsinden daha kıymetli. Zahiri imkânlarım azaldı belki ama Rabbim içimi genişletti; hayata başka türlü bakmaya başladım” sözleriyle Ağrı’da geçen yılların kendisinde oluşturduğu değişimi anlattı.
“HAYAT, BİRAZ DA SEN NEREDEYSEN ORADA AKIYOR”
Yaşadığı şehre yalnızca eksikleri üzerinden bakmanın insanı mutsuz edebileceğine dikkat çeken öğretmen, bulunduğu yere kendi rengini vermenin önemini şu sözlerle anlattı:
“Hayat, biraz da sen neredeysen orada akıyor. Kendi rengini vereceksin bulunduğun şehre, bulunduğun zamana... Her şeyi sadece ‘ne kaybettim?’ diye değil, ‘bana ne kattı?’ diye de göreceksin. Bir de vatanın her yeri bizim. Hizmet perspektifini kaybetmemek lazım. Yapabileceğimizin en iyisini yapmak varken neden şikâyet edip kapasitemizi iyice daraltalım? Şartlar değişse de yeniden kendini kurabilmeyi öğretiyor hayat bazen.”
Öğretmenin Ağrı’ya ilişkin sözleri, bir kenti yalnızca sahip olduğu fiziki ve sosyal imkânlarla değil, orada kurulan dostluklar, edinilen tecrübeler ve insanın hayatına kattıklarıyla değerlendiren farklı bir bakış açısını ortaya koydu.
Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri
Henüz yorum yapılmamış.