Türkiye futbolu belki de son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini yaşıyor. Bahis ve şike soruşturması kapsamında 1024 sporcunun ceza alması, ligleri adeta yeniden şekillendirdi. Bu sürecin en ağır darbeyi vurduğu kulüplerden biri ise ne yazık ki Ağrı 1970 Spor oldu.
Diyarbekir Spor’dan sonra en fazla ceza alan takımın Ağrı olması, zaten sınırlı olan kadroyu bir anda darmadağın etti. Bir günde 17 futbolcusunu kaybetmek, herhangi bir kulübün altından kolay kalkacağı bir tablo değil.
15 günlük zorunlu ara boyunca teknik heyet, adeta zamanla yarışarak kadro kurmaya çalıştı. Çevre illerden, amatör liglerden, hatta Türkiye’nin farklı bölgelerinden birçok oyuncu izlendi. Sonunda gençlerden ve yeni takviyelerden oluşan bir kadro toparlandı ve takım, tüm eksiklerine rağmen Silifke deplasmanına çıkarıldı.
Elbette unutulmaması gereken bir gerçek daha var:
Silifke Belediyespor’un da aynı soruşturma kapsamında 7 futbolcusu cezalıydı.
Yani sahada iki taraf da yaralıydı, iki taraf da eksikti, iki taraf da yeniden ayağa kalkmak için mücadele ediyordu.
Maçta en çok dikkat çeken performans ise genç kaleci Elyasa’dan geldi.
Ceza alan ve son iki yıldır kulübün önemli isimlerinden biri olan Vedat Büyükgöl’ün yokluğu hissedilmedi. Elyasa, sanki yıllardır bu formayı taşıyormuş gibi özgüvenli, soğukkanlı ve sağlam durdu.
Birçok net pozisyonu başarıyla kapattı, skoru düşük tutarak takımını oyunun içinde tuttu.
Bu zor atmosferde bir genç kalecinin bu kadar iyi performans sergilemesi, gelecek adına da önemli bir ışık yaktı.
Maç genel olarak orta saha mücadelesi şeklinde geçti.
Kırmızı kart sonrası Silifke oyunu biraz daha öne taşısa da iki takımdan da çok üst düzey bir futbol beklemek gerçekçi olmazdı. Çünkü sahada, biri 7, diğeri 17 oyuncusunu kaybetmiş, apar topar toparlanmış iki takım vardı.
Bugün bu takımları eleştirmek kolaydır, ama haksızlıktır.
Bu kadrolarla “neden kötü oynadılar” denemez.
Asıl önemli olan, mücadeleyi bırakmamış olmalarıdır.
Ağrı 1970 Spor için asıl kritik süreç şimdi başlıyor.
45 gün ceza alan oyuncuların sahaya dönebilmesine 3 maçlık bir süre kaldı.
Bu üç maçtan en az birinin mutlaka kazanılması gerekiyor.
Aksi takdirde tehlike bölgesi hiç olmadığı kadar yaklaşabilir.
Play-off hedefleri artık rafa kalkmalı.
Gerçekçi olmak gerekirse bu takım, devre arasında kaliteli futbolcu bulamaz; bulsa da maliyetler çok yüksek olur. Bu nedenle ikinci yarının ağırlığı ve stresi çok daha fazla olacak.
Bu bir ligde kalma mücadelesidir, şehir olarak bunun idrakine varmalıyız.
Bugün Ağrı şehrinin yapması gereken bellidir:
Başkanına, teknik heyetine, futbolcusuna sahip çıkmak.
Bu takım kolay çıkmadı bu lige.
Ama çok kolay düşebilir.
Düşerse en çok biz üzülürüz.
Bu mesele şahıs meselesi değil…
Bu mesele, Ağrı meselesidir.
Bugün sabretme, destek olma, direnme günüdür.
Bu şehir takımına sahip çıkarsa, Ağrı 1970 Spor bu süreci atlatır.
Yeter ki birlik olalım.
Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri
Henüz yorum yapılmamış.