Öncelikle bir günlük gecikme için okurlarımdan özür dileyerek başlayayım. Maçı televizyondan izlesem de yazıyı tamamlayacak fırsatı dün bulamadım. Ne var ki gecikme olsa da yazılması gereken gerçekler ortada duruyor: Ağrı 1970 Spor, kendi evinde Karaköprü’ye 3-1 mağlup oldu.
Karaköprü yıllardır bu ligde; tecrübesi olan, zaman zaman şampiyonluğa oynayan, istikrarlı bir takım. Bizim için yıllardır bazen yendiğimiz, bazen yenildiğimiz, denk kuvvet sayılabilecek bir ekipti. Ancak Şanlıurfa maçı özelinde işler daha ilk dakikalarda tepetaklak oldu. Erken gelen gol, sadece skoru değil, moralimizi de yıktı. Takımın oyuna geri dönebilmesi için sahada bir akla, bir beyne, bir liderliğe ihtiyaç vardı. Oyun içinde takımı toparlayacak, omuz verecek bir “abi” profili lazımdı. O yoktu. O olmayınca ikinci gol de kaçınılmaz oldu.
Doğruya doğru: 20. dakikadan sonra oyunun dengesini bir nebze yakaladık. Rakibin 2-0’ın rehavetine kapılmasıyla genç kardeşimizin golü geldi. O gol, maç için değilse bile moral için önemliydi. Fakat gerçekçi olalım: Bu çocuklardan, bu yaş grubundan mucize yaratmalarını beklemek adil değil.
Çünkü ortada çok daha derin bir sorun var.
TFF’nin 17 oyuncuya verdiği cezanın ardından elimizde kalan kadro, bu ligin ağırlığını taşıyabilecek kalitede değil. Ceza alan 17 oyuncunun dokuzu ilk 11 oyuncusuydu. Geriye kalan rotasyonun bu yükün altından kalkması zaten mümkün değildi.
Ve burada bir başka acı gerçek devreye giriyor:
Hatalı transfer politikası.
Bunu defalarca söyledik:
Ramazan için harcanan bütçeyle çok daha kaliteli bir oyuncu alınabilirdi.
Nitekim yaşanan sıkıntıların temelinde bu yanlış transfer mantığı yatıyor.
Bugün bakıyoruz, takımda Van’ın akademi takımından getirilen altı oyuncu var. Van Spor’dan profesyonel oyuncu alındı sanılmasın; bunlar amatör seviyede çocuklar. Üstelik Ağrı takımlarının daha önce yendiği oyuncular.
E madem böyle bir gençleşmeye gidilecekse, bari Ağrı’nın kendi çocukları oynatılsaydı.
Madem yenilecektik, kendi gencimizle yenilelim, hiç olmazsa Ağrı futboluna yeni yetenekler kazandırmış olalım.
Ama yine yapılmadı.
Yine ısrarla dışarıdan, yine yanlış yerlerden oyuncu getirildi.
Başkan Ufuk Balkis ve yönetim elinden gelen çabayı gösteriyor, buna kimsenin itirazı yok. Ancak bu çabanın karşılık bulması için sahada karşılığı olan bir kadro gerekir. Bugün o kadro yok. Ve kusura bakmasınlar ama bu kadroyla ligde kalmak, hele ki play-off düşünmek, hayalden öteye geçmiyor.
Önümüzde üç maç var.
Bu üç maç hayatî.
Rakiplerimiz kim?
Ligin son üç sırasındaki takımlar.
Kilis, son sırada; iki galibiyeti var.
Bunlar doğrudan küme düşme hattı rakipleri.
Ben buradan açık söylüyorum:
Ağrı 1970 Spor bu üç maçtan en az birini mutlaka kazanmak zorundadır.
Aksi takdirde bu takım ikinci yarıya düşme adayı olarak girer ve sonrasında yapılacak transferlerin de bir anlamı kalmaz. Çünkü diğer tüm takımlar da takviyelerini yapacak, güçlenecek. Biz ise iki golcü ya da üç orta saha ile bir anda ayağa kalkacak bir takım değiliz.
Üstelik fikstür avantajımız var:
Bu üç maçın ikisini içeride oynayacağız.
Ama eğer burada puan alamazsak, ikinci yarı bu takımlarla deplasmanda karşılaşacağız ki o atmosferde maç almak çok daha zor olur.
Bu hafta iyi oynamadık.
Aslında iyi oynamamızı beklemek de hayalcilik olurdu. Çünkü takımda ne kaliteli futbolcu kaldı ne de sezon başında kaliteli futbolcu transfer edildi.
Gençlerle mücadele ediyoruz, evet. 17–18 yaşındaki çocukları kötülemek haddimize değil; Türkiye’de birçok genç futbolcu önemli fırsatları değerlendirip parlıyor. Ama bizim kulübümüz bu çocuklara o fırsatı tanımadı. Ağrı’nın kendi gençlerine kapı açılmadı, “hazır” denilen ama aslında hazırlıksız gençler getirildi.
Bu anlayışla ligde tutunabilmek, ayakta kalabilmek gerçekten zor.
Kusura bakmayın beyler.
Ben bu takımdan umutlu değilim.
Adım Umut ama bu takım için umudum kalmadı.
Yine de futbol bu; üç maç, üç skor bir anda kaderi değiştirebilir.
Ama işin duygusal tarafını bir kenara bırakıp gerçekleri yazmak gerekiyorsa, şunu net söylüyorum:
Ağrı 1970 Spor bu üç maçtan en az bir galibiyet alamazsa, bu takım düşme hattından çıkamaz.
Umarım yanılırım.
Umarım bu çocuklar beni haksız çıkarır.
Ama bugün görünen tablo ne yazık ki budur.
Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri
Ağrı Kaderine terk edilen bir şehir. Destek gelmezse bu takım küme düşer