Türkiye Futbol Federasyonu 3. Lig 13. haftasında Ağrı 1970 Spor’un sahasında Kilis 1984’e kaybettiği maç, basit bir üç puan kaybı değildir. Bu karşılaşma; aylarca süren yanlış aklın, hatalı tercihlerin ve futboldan uzak yönetim anlayışının sahaya düşmüş özetidir.
Kilis 1984 ligde 14. sıradaydı. Üç galibiyet, dört beraberlik… Kâğıt üzerinde “rahat maç” denilen türden. Ama Ağrı 1970 Spor için rahat geçen tek bir maç bile yok. Çünkü bu takım, rakipten önce kendi yanlışlarıyla mücadele ediyor.
Üstelik maça erken golle başlıyorsun. Tribün ayağa kalkıyor, psikolojik üstünlük sende. Ama daha ilk yarı bitmeden arka arkaya iki gol yiyorsan, burada sorun ne şanssızlıktır ne hakemdir. Sorun doğrudan takım kurgusudur.
Kilis bu galibiyetle puanını 16’ya yükseltti. Aradaki fark, bir anda eksi 1’den artı 2’ye çıktı. Yetmedi, ikinci yarıda Kilis’e deplasmana gideceksin. Olası bir küme düşme senaryosunda, rakibine içeride kaybetmiş, kader maçına onların sahasında çıkıyor olmanın izahı yoktur.
Ama asıl kayıp skor tabelasında değil.
Asıl kayıp, bir sezona yayılan kötü yönetim aklının bugün karşımıza çıkardığı tablodur.
Herkesin Cezalısı Var Ama…
Evet, bahis ve şike soruşturmaları bu ligi hırpaladı. Ağrı 1970 Spor da bundan ağır yara aldı. Ama gerçek şu:
Bu ligde sadece Ağrı’nın cezalısı yok.
Kilis 1984’te 8 değil, tam 14 futbolcu bahis ve şike soruşturması kapsamında cezalı.
Buna rağmen Kilis ayakta.
Neden?
Çünkü Kilis, Bölgesel Amatör Lig’den çıktığı sezonun ardından maddi sorunlar yaşamasına rağmen kadrosunu dağıtmadı. BAL’dan gelen iskelet kadronun yaklaşık %70’ini korudu, üzerine nokta atışı takviyeler yaptı ve profesyonel lige bu omurgayla tutundu.
Ağrı 1970 Spor ise tam tersini yaptı:
Her sezon sıfırdan takım kurdu, her sezon “yeniden yapılanma” masalı anlattı, her sezon aynı hatayı tekrar etti.
Kılavuzu Karga Olanın…
Ağrı 1970 Spor’un sezon başından beri izlediği transfer politikası, bu atasözünün sahadaki karşılığıdır.
Bu şehirde futbolu bilen insanlar varken…
Bu bölgede fizik gücü yerinde, ligi tanıyan, taş gibi amatör futbolcular varken…
Marmara’da, Ege’de süper amatörde profesyonellikten çıkıp hâlâ oynayan onlarca kaliteli oyuncu dururken…
Sen ne yapıyorsun?
Van’dan, Erzurum’dan, oranın altyapısından toplu alım yapıyorsun.
Van Spor altyapısından 6 futbolcu, Erzurum’dan 2 futbolcu getiriyorsun.
Sonra da çıkıp “ligde kalmak için çok mücadele ediyoruz, çok masraf yaptık” diyorsun.
Soruyorum açık açık:
Bu kaçıncı yanlış transfer?
Bu kaçıncı yanlış tercih?
Bu kaçıncı kez aynı duvara toslayış?
Hiç olmazsa kendi çocukların oynasaydı.
Hiç olmazsa Ağrı’dan çıksaydı bu gençler.
Hiç olmazsa bu şehir “bizim çocuklar” diyebilseydi.
Ama o bile yok.
Futbolu Bilmeyenlerin Futbol Yönetmesi
Asıl problem burada başlıyor.
Bu kulübün futbol şubesinin başına;
– Futboldan gelmeyen,
– Profesyonel lig tecrübesi olmayan,
– Transfer piyasasını tanımayan
insanlar getirildi.
Akademisyen, öğretmen, çok eski bir futbolcu…
İyi insanlar olabilirler. Ama iyi niyet, futbol bilgisi değildir.
Üçüncü Lig profesyonel bir ligdir.
Burada romantizm değil, akıl kazanır.
Burada CV değil, saha bilgisi konuşur.
Allah kulüpleri kötü yöneticilerden korusun.
Çünkü kötü yöneticinin hatası sadece puan kaybettirmez;
tribünün umudunu, şehrin moralini, gençlerin hayalini de bitirir.
Artık Kimse Kimseyi Kandırmasın
Artık kim varsa — sportif direktör mü, futbol şube sorumlusu mu, kulüp yöneticisi mi —
Ufuk Balkış’ı kandırmayı bırakın.
Bu takımın ihtiyacı olan şey:
– Eş-dost transferi değil
– Bölgesel ezberler değil
– “Tanıdık çocuk” listeleri hiç değil
Bu takımın ihtiyacı gerçek futbol aklıdır.
Herkes şapkasını önüne koysun.
Herkes aynaya baksın.
Çünkü kılavuzu karga olanın,
ne yolu doğru çıkar,
ne de vardığı yer hayır getirir.
Ve bugün Ağrı 1970 Spor’un geldiği yer,
işte tam olarak budur.
Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri
Henüz yorum yapılmamış.