Ağrı yine bildiğimiz gibi... Hoş geldin kar, hoş geldin boran! "Ağrı güzeldir, hoştur" deriz her fırsatta ama gelin görün ki şu son günlerde yağan kar ve tipi, şehri adeta bir kâbusun içine sürükledi. Bugün bu köşede, sokak sokak gezdiğimiz şu birkaç günün bilançosunu; ne şiş yansın ne de kebap diyerek, ama hakkı da teslim ederek yazmak istiyorum.
Sokağa çıktığınızda ilk duyduğunuz ses vatandaşın feryadı. Haklılar mı? Sonuna kadar haklılar! Günlerdir kapısı kapalı olan, ekmek almaya gidemeyen, dükkânının önü dağ gibi karla kapanan hemşehrilerim haklı olarak soruyor: "Belediye sınıfta mı kaldı?" Vatandaş çaresiz, vatandaş mağdur... Yazmasak bize küsüyorlar, "Derdimizi dile getirin" diye sitem ediyorlar. Şehrin sokaklarında yürümek imkânsız hale gelmişse, çatılardan sarkan buz mızrakları can tehlikesi saçıyorsa, vatandaşın "Nerede bu hizmet?" diye sorması en doğal hakkıdır.
Peki, işin öbür yüzünde ne var?
Tam bu tartışmaların ortasında, geçtiğimiz gün Cumhuriyet Caddesi’nde çekim yaparken bir manzaraya rast geldik. Belediye Başkanı ve ekipleri, o dondurucu ayazın ortasında bizzat sahadaydılar. Öyle sıcak makam odasında oturup talimat vermekle yetinmiyor, bizzat ateş hattında, personelinin başında bu görülmemiş kar yağışıyla pençeleşiyorlar. "Belediye ne yapsın?" diyen kesim de aslında bu "çaresiz çırpınışa" vurgu yapıyor. Yıllardır görülmemiş bir yağış, daracık sokaklar ve bu dar sokakları iyice daraltan hatalı araç parkları... İş makinesi sokağa giremiyor, manevra yapamıyor. Hizmet, bizim kendi ellerimizle yarattığımız engellere takılıyor.
Hani bir deyim var ya; "Sen de haklısın, o da haklı..." Vatandaş evine gitmek istiyor, haklı. Belediye başkanı ve ekipleri sahadan çıkmıyor, onlar da haklı. Ama bu haklılıklar birleşince ortaya maalesef temiz bir yol çıkmıyor. Konuşsanız siyasetçiler rahatsız oluyor, konuşmasanız vatandaş "Sesimiz olun" diyor. Gerçek şu ki; Ağrı’da bu kış sadece karla değil, aynı zamanda koordinasyonla ve karşılıklı anlayışla bir sınav veriyoruz. Batıdaki o "hızlı müdahale" kültürünü beklemek hakkımız ama o hizmetin önünü kapatan araçları oraya koymamak da görevimiz.
Bir Vefa ve Teşekkür
Yazımı noktalarken bir parantez de meslektaşım Zeki Erdoğan için açmak isterim. Bu hafta köşesinde "Ağrı’nın Canlı Arşivi" diyerek şahsıma ve 20 yıllık Timur Medya emeğine yer vermiş. Bizim sahadaki çırpınışımızı gören gözlere, bizi onurlandıran o güzel kalemine sağlık. Zeki Bey de haklı; çünkü o da bu şehrin kadirşinas kalemlerinden biridir. Bu ince düşüncesi için kendisine teşekkür ediyorum.
Sonuç olarak; kar erir, kış geçer ama bu zor günlerde birbirimizi anlamak, eksikleri görüp el birliğiyle çözüm üretmek baki kalır. Allah hem sahada ekiplerin hem de sabreden vatandaşın yardımcısı olsun.
Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri
Henüz yorum yapılmamış.