AJANS04/AĞRI - Ağrı’nın henüz il statüsüne sahip olmadığı 1913 yılında bölge, Osmanlı taşra teşkilatı içerisinde Erzurum Vilayeti’ne bağlı Bayezid Sancağı olarak yönetiliyordu. Sancağın merkezi Bayezid kasabasıydı. Bugünkü Ağrı toprakları ise Bayezid, Karakilise, Diyadin, Tutak ve Eleşkirt kazalarından oluşan geniş bir idari yapı içerisinde yer alıyordu.
Osmanlı taşra düzeninde vilayetlerin altında sancaklar, sancakların altında kazalar, kazaların altında ise nahiyeler ve köyler bulunuyordu. Bu yapı içerisinde Bayezid, yalnızca bugünkü Doğubayazıt çevresini değil, Ağrı’nın mevcut il sınırları içinde kalan geniş bir coğrafyayı yöneten merkez konumundaydı.
AĞRI MERKEZ O DÖNEMDE KARAKİLİSE KAZASIYDI
Bugünkü Ağrı kent merkezi, 1913 yılında “Ağrı” adıyla anılmıyordu. Şehir, Karakilise adıyla Bayezid Sancağı’na bağlı bir kaza durumundaydı. Karakilise adı daha sonra Karaköse olarak değiştirildi, Cumhuriyet döneminde il merkezi hâline getirildi ve zamanla Ağrı adını aldı.
Bu idari düzende Bayezid, bugünkü Ağrı merkezinden daha üst bir konuma sahipti. Karakilise, Diyadin, Tutak ve Eleşkirt ise Bayezid’e bağlı kazalar arasında yer alıyordu. Cumhuriyet döneminde idari merkezin Karaköse’ye taşınmasıyla birlikte bölgedeki yönetim dengesi değişti ve Bayezid, Doğubayazıt adıyla ilçe statüsüne geçti.
Bayezid kasabasında 1913 yılında 552 hane bulunuyordu. Kasabada bir çarşı, idadi ve iptidai mektepleri, 5 cami, 2 medrese, 2 tekke, 1 türbe ve 4 kilise yer alıyordu. Eğitim ve ibadet yapılarının yanı sıra ticari hayatın da dikkat çekici ölçüde gelişmiş olduğu görülüyordu.
Kasabada 21 han, 194 dükkân ve mağaza, 5 kahvehane, 7 meyhane ve 30 değirmen bulunuyordu. Bu sayı, Bayezid’in dönemin ticaret, konaklama ve üretim merkezlerinden biri olduğunu ortaya koyuyordu. Ayrıca 7 kireç ve kiremithane ile 3 tabakhane, yerel üretimin farklı alanlarda sürdüğünü gösteriyordu.
BAYEZİD BİR SINIR VE TİCARET MERKEZİYDİ
Bayezid’de bir hükümet konağı ve bir hapishanenin bulunması, kasabanın idari merkez niteliğini açık biçimde ortaya koyuyordu. Hamam, hanlar, dükkânlar ve üretim tesisleri ise şehir hayatının yalnızca yönetsel değil, ekonomik ve sosyal bakımdan da canlı olduğunu gösteriyordu.
İran ve Rusya sınırlarına yakınlığı nedeniyle Bayezid Sancağı, Osmanlı Devleti açısından stratejik öneme sahip serhat bölgelerinden biriydi. Bölge, askeri, ticari ve idari açıdan doğu sınırlarının önemli merkezleri arasında bulunuyordu.
1913 yılına ait veriler, Bayezid’in küçük bir sınır kasabasından daha fazlası olduğunu gösteriyor. Kasaba, çevresindeki kazalara hizmet veren bir yönetim merkezi olmasının yanı sıra ticaret, eğitim, konaklama ve üretim faaliyetlerinin toplandığı güçlü bir bölgesel merkezdi.
Aradan geçen yıllarda idari yapı bütünüyle değişti. Bir dönem Bayezid’e bağlı olan Karakilise, Cumhuriyet döneminde ilin merkezi oldu. Bayezid ise Doğubayazıt adıyla Ağrı’ya bağlı bir ilçe hâline geldi.
Bugünkü Ağrı’nın idari tarihi, bu yönüyle tersine dönen bir merkez-çevre ilişkisini ortaya koyuyor. 1913 yılında sancak merkezi olan Bayezid, bugün ilçe statüsünde bulunurken, o dönemin Karakilise kazası ise Ağrı ilinin yönetim merkezi olarak varlığını sürdürüyor.









Yorumlar
0 yorum