AJANS04/AĞRI - Ege Ağrı Kültür Federasyonu Başkanı Erdal Alaca, Ağrı’nın ekonomik ve sosyal görünümüne ilişkin yaptığı değerlendirmede, kentin yıllardır süren ihmal, yatırım yetersizliği ve istihdam sorunları nedeniyle nüfus kaybettiğini ifade etti. Ağrı’yı “azametli ancak bahtsız bir coğrafyanın kadim ve köklü şehri” sözleriyle tanımlayan Alaca, yaklaşık 491 bin nüfusa sahip kentin son 10 yılda 50 binden fazla insanını göçle kaybettiğini, kişi başına düşen gelirin ise Türkiye ortalamasının oldukça altında kaldığını söyledi.

Kentte yaklaşık 100 bin kişinin devlet destekli sağlık güvencesine ihtiyaç duyduğunu belirten Alaca, ortaya çıkan tablonun kader olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı. Mevcut durumun uzun yıllara yayılan ihmal, işsizlik, yoksulluk, yatırım eksikliği ve sosyal adaletsizliğin sonucu olduğunu dile getiren Alaca, sorumluluğun yalnızca merkezi yönetimlere yüklenemeyeceğini, yerel yöneticilerin de kalkınmaya öncülük edecek güçlü bir vizyon geliştirmesi gerektiğini kaydetti.


“ŞEHİR KÜÇÜLÜRKEN EGOLAR BÜYÜDÜ”

Ağrı’da liyakat yerine sadakatin tercih edilmesini, güçlü bir kent lobisinin kurulamamasını ve kişisel hesapların şehir meselelerinin önüne geçmesini eleştiren Erdal Alaca, “Şehir küçülürken egolar büyümüştür. Ağrı’nın ihtiyacı makam yarışı değil, memleket sevdasıdır. Polemik değil proje, yardım değil yatırım, göç değil üretim ve istihdamdır” ifadelerini kullandı.

Kentte etkisini sürdüren feodal ve aşiretçi anlayışın ortak hareket kültürünü zayıflattığını savunan Alaca, Ağrı’nın kalkınmasının siyasi, ekonomik ve toplumsal kesimlerin birlikte hareket etmesine bağlı olduğunu belirtti. Kentin sorunlarının kişisel rekabetlerle değil, liyakatli kadrolar, ortak akıl ve uzun vadeli projelerle çözülebileceğini ifade etti.


AĞRILI İŞ İNSANLARINA YATIRIM ÇAĞRISI

Türkiye’nin farklı şehirlerinde sanayi, ticaret ve üretim alanlarında önemli başarılara imza atan çok sayıda Ağrılı iş insanı bulunduğuna dikkat çeken Alaca, bu ekonomik gücün çok küçük bir bölümünün doğdukları topraklara yatırım olarak döndüğünü söyledi.

Yatırım ortamına duyulan güvensizlik, ortak hareket kültürünün gelişmemesi, yerel baskılar ve güçlü bir kalkınma programının oluşturulamamasının Ağrı’nın kendi sermayesini dahi kente çekmesini zorlaştırdığını belirten Alaca, “Ağrı’da kazanılan değil, Ağrı’dan kazanılan sermaye büyüyor. Ağrı ise her geçen yıl biraz daha küçülüyor” değerlendirmesinde bulundu.


“AĞRI YOKSULLUĞU DEĞİL KALKINMAYI HAK EDİYOR”

Ağrı’nın doğal kaynakları, tarım ve hayvancılık potansiyeli, turizm değerleri, genç nüfusu ve stratejik konumuyla önemli fırsatlara sahip olduğunu vurgulayan Erdal Alaca, şehrin mevcut yoksulluk tablosuna mahkûm olmadığını söyledi.

Alaca, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Ağrı’nın kaderi yoksulluk değildir. Bu kadim şehir güçlü bir iradeyi, ortak aklı, liyakati, mütevazı yöneticileri ve hak ettiği yatırımı bekliyor. Sahipsiz olan Ağrı değil, yıllardır ihmal edilen Ağrı’dır. Artık sessizliği bozmanın, kişisel hesapları bir kenara bırakıp Ağrı’yı konuşmanın zamanı gelmiştir.”