
MUHAMMED HANİFİ YERLİKAYA
Ajans04 Köşe YazarıBir Çocuğu Okula Hazırlamanın Ağrı’daki Bedeli Ne Oldu?
Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Öğrenciler için yeni dönem heyecanı başlarken, velilerin önünde çok daha farklı bir gündem var: okul masrafı.
Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Öğrenciler için yeni dönem heyecanı başlarken, velilerin önünde çok daha farklı bir gündem var: okul masrafı.
Ağrı’da kırtasiyeler, okul kıyafeti satan mağazalar ve çanta reyonları hareketlenmeye başladı. Defter, kalem, boya, çanta, matara, ayakkabı, okul kıyafeti derken ailelerin karşısına küçümsenmeyecek bir fatura çıkıyor.
Bir öğrencinin yalnızca temel kırtasiye, çanta ve benzeri ihtiyaçlarının yaklaşık 2 bin 500 lirayı bulduğu belirtiliyor. Daha geniş bir alışveriş sepetinde ise okul çantası, beslenme çantası, suluk, kalem kutusu ve diğer ihtiyaçlarla maliyet 6 bin liranın üzerine çıkabiliyor.
Bu rakamlara okul kıyafeti, ayakkabı ve varsa servis ücreti dahil değil.
İşte asıl mesele burada başlıyor.
2 BİN 500 LİRA KÜÇÜK BİR RAKAM DEĞİL
2026 yılı için net asgari ücret 28 bin 75 lira.
Sadece 2 bin 500 liralık temel okul alışverişi bile tek bir asgari ücretin yaklaşık yüzde 9’una karşılık geliyor.
Bir ailede iki öğrenci varsa rakam ikiye katlanıyor.
Kıyafet değişecekse…
Ayakkabı alınacaksa…
Servise binilecekse…
Okulun dönem içerisinde çıkacak başka ihtiyaçları varsa…
Velinin daha eğitim yılı başlamadan bütçesi ciddi biçimde zorlanıyor.
Üstelik okul alışverişi bir defalık masraf da değil.
Defter bitecek.
Kalem kaybolacak.
Fotokopi istenecek.
Etkinlik olacak.
Beslenme masrafı olacak.
Kış gelecek, kıyafet değişecek.
Dolayısıyla bugün konuştuğumuz 2 bin 500 ya da 6 bin liralık tutar aslında yalnızca okula giriş maliyeti.
AĞRI’DA BU YÜK DAHA FAZLA HİSSEDİLİYOR
Aynı fiyat İstanbul’da da Ağrı’da da pahalıdır.
Ama gelir düzeyinin daha düşük olduğu şehirlerde aynı fiyatın aile bütçesine etkisi çok daha ağır olur.
Ağrı’da geniş aile yapısı düşünüldüğünde bir evde iki, üç hatta dört öğrencinin okula devam ettiği çok sayıda hane var.
Üç öğrenci için yalnızca temel okul alışverişinin 7 bin 500 liraya ulaşması mümkün.
Daha kapsamlı ihtiyaçlarda rakam 15-20 bin lirayı rahatlıkla geçebilir.
Böyle bir tabloda velinin “en kaliteli ürünü” değil, “en ucuzunu nereden bulabilirim?” diye düşünmesi şaşırtıcı değil.
Ve ekonomik sıkıntının çocukların eğitim hayatına yansımaması gerektiğini de unutmamak gerekiyor.
Çocuk, arkadaşının çantasına bakıp kendini eksik hissetmemeli.
Bir veli, kırtasiye listesini tamamlayamadığı için mahcup olmamalı.
Eğitim, daha okul kapısından girerken aileler arasında gelir farkının hissedildiği bir alana dönüşmemeli.
KAYIT PARASI KONUSUNDA DOĞRU ADIM ATILDI
Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okul müdürlerine verdiği önemli bir talimat vardı:
Öğrenci kayıtları sırasında velilerden herhangi bir ad altında talepte bulunulmayacak.
Bu doğru ve önemli bir yaklaşım.
Çünkü velinin zaten kırtasiye, kıyafet ve günlük yaşam maliyetleriyle mücadele ettiği bir dönemde okula kayıt yaptırabilmek için ayrıca para ödemesi kabul edilebilir bir durum olmazdı. (Ajans04)
Fakat şimdi bu hassasiyetin yıl boyunca sürdürülmesi gerekiyor.
“Fotokopi parası”, “sınıf ihtiyacı”, “etkinlik ücreti” gibi adlarla ailelerin sürekli yeni taleplerle karşılaşmaması önemli.
OKUL KIYAFETİNDE DE MAKULİYET GEREKİYOR
Ağrı’da okul kıyafeti satan esnaf yeni döneme hazırlıklarını tamamlamış durumda. Okulların belirlediği kıyafetlere göre ürünler hazırlanıyor ve veliler alışverişe başladı. (Ağrı Haber)
Burada okulların da dikkat etmesi gereken bir konu var.
Her yıl kıyafet değiştirmek, gereksiz ayrıntılar belirlemek veya yalnızca belirli satış noktalarından alınabilecek modeller oluşturmak aile bütçesine yeni yükler getirebilir.
Okul kıyafeti sade, ekonomik ve birkaç yıl kullanılabilecek nitelikte olmalı.
Bir kardeşten diğerine kalabilmeli.
Bir öğrencinin geçen yılki kıyafeti hâlâ oluyorsa, velinin sırf model değişti diye yeniden alışveriş yapmak zorunda kalmaması gerekir.
YEREL BİR DAYANIŞMA MODELİ KURULABİLİR
Bu noktada Ağrı’da güzel bir dayanışma modeli geliştirilebilir.
Valilik, belediyeler, Milli Eğitim Müdürlüğü, sosyal yardımlaşma vakıfları, iş insanları ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek ihtiyaç sahibi öğrenciler için okul başlangıç paketleri hazırlayabilir.
Ama bu yardım sadece bir fotoğraf ve dağıtım töreni olarak kalmamalı.
Gerçek ihtiyaç sahibi aileler belirlenmeli.
Çocuğun çantası, temel kırtasiyesi, gerekiyorsa kıyafeti ve ayakkabısı tamamlanmalı.
Hatta Ağrı’daki yerel kırtasiyelerle anlaşma yapılarak öğrencilere alışveriş kartı verilmesi bile düşünülebilir.
Böylece hem öğrenci desteklenir hem yerel esnaf kazanır.
ASIL MESELE ÇOCUĞUN OKULA EKSİKSİZ GİDEBİLMESİ
Okullar açılırken hep başarıyı konuşuyoruz.
Sınavları konuşuyoruz.
Öğretmen sayısını konuşuyoruz.
Derslikleri konuşuyoruz.
Ama eğitim başarısı biraz da çocuğun okula hangi şartlarda geldiğiyle ilgilidir.
Sabah kahvaltı yapmış mı?
Çantasında ihtiyacı olan malzeme var mı?
Kışın giyecek montu var mı?
Arkadaşlarının yanında kendisini eksik hissediyor mu?
Ailesi okul masrafları nedeniyle evde başka bir temel ihtiyaçtan vazgeçmek zorunda kalıyor mu?
Bunlar da eğitim meselesidir.
Bugün Ağrı’da okul alışverişi başladı.
Raflar doldu.
Veliler fiyatlara bakıyor.
Çocuklar ise yeni çantalarının, kalemlerinin ve okulun heyecanını yaşıyor.
Biz yetişkinlere düşen, ekonomik şartların o çocukların heyecanını gölgelemesine izin vermemek.
Çünkü bir çocuğun eğitim yılı ailesinin cüzdanındaki paraya göre başlamamalı.
Okulun kapısı herkese aynı anda açılıyorsa, o kapıdan içeri giren çocukların da mümkün olduğunca eşit şartlarla eğitime başlamasını sağlamak zorundayız.



Gönderilen yorumlar uygun görüldüğünde yayımlanır; onaylanmayanlar sitede görünmez.
İlk yorumu siz yapın!