Erzurum’da 9-13 Eylül tarihleri arasında Uluslararası Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı düzenlendi. Üreticiler, firmalar, yatırımcılar ve sektör temsilcileri aynı çatı altında buluştu. Ağrı gibi ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanan bir kent açısından ise şu soru kaçınılmaz hale geliyor:

Ağrı’nın neden bir fuar merkezi yok?

Tarım ve hayvancılık potansiyeli yüksek olan Ağrı’da üreticiyi, yatırımcıyı ve ticareti aynı noktada buluşturacak kapsamlı bir organizasyon alanı artık ciddi biçimde gündeme alınmalıdır.


TARIM ŞEHRİYİZ AMA FUARIMIZ YOK

Ağrı’da büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinden süt ve et sektörüne, arıcılıktan yem ve tarım makinelerine kadar geniş bir ekonomik alan bulunuyor.

Buna rağmen bütün bu sektörleri aynı organizasyonda buluşturacak güçlü bir fuar düzeni oluşturulmuş değil.

Oysa Ağrı Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı adıyla düzenlenecek bir organizasyon, üreticiler ile firmaları doğrudan buluşturabilir. Tarım makineleri, yem firmaları, süt ve et sektörü, veterinerlik hizmetleri, arıcılık, yöresel ürünler ve yatırımcılar aynı alanda yer alabilir.

Doğubayazıt’tan Patnos’a, Eleşkirt’ten Diyadin’e kadar ilçelerdeki üreticiler Ağrı merkezde buluşabilir. Erzurum, Kars, Iğdır, Van, Muş ve Bitlis’ten firmaların katılımıyla organizasyon bölgesel bir niteliğe de kavuşabilir.

Böyle bir fuarın karşılığı yalnızca tanıtım değildir.

Yeni ticari bağlantılar kurulur, ürün satılır, yatırım görüşmeleri yapılır ve şehrin ekonomisine doğrudan hareket gelir.


TEKSTİLKENT FUAR MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR

Ağrı’nın bu konuda önemli bir avantajı var: Tekstilkent.

Eğer alan beklenen ölçekte üretim ve istihdam oluşturamıyorsa, yıllarca atıl durumda kalması yerine farklı bir ekonomik fonksiyonla değerlendirilmesi düşünülmelidir.

Tekstilkent’in uygun bölümleri düzenlenerek Ağrı Fuar ve Kongre Merkezi haline getirilebilir.

Bu alan sadece yılda bir tarım fuarı için kullanılmak zorunda da değil.

Tarım ve hayvancılık fuarı, yapı ve inşaat fuarı, mobilya fuarı, yöresel ürünler fuarı, kitap fuarı, eğitim ve kariyer fuarı, tekstil fuarı, otomobil fuarı ve turizm organizasyonları yıl içerisine yayılan bir takvimle düzenlenebilir.

Böylece Tekstilkent, boş kalan bir alan olmaktan çıkar ve sürekli ekonomik hareket üreten bir merkeze dönüşür.


FUAR ŞEHRE PARA BIRAKIR

Fuarın ekonomik etkisi yalnızca fuar alanıyla sınırlı kalmaz.

Şehre gelen ziyaretçiler otellerde konaklar, restoranlarda yemek yer, taksi ve ulaşım hizmetlerinden yararlanır, alışveriş yapar.

Bu nedenle fuarcılık doğrudan esnafa, hizmet sektörüne ve kent ekonomisine katkı sağlar.

Ağrı’nın konumu da bu konuda önemli bir avantajdır. Gürbulak Sınır Kapısı ve Doğubayazıt üzerinden İran’a açılan ticaret hattı, ilerleyen yıllarda uluslararası nitelikli fuarların dahi önünü açabilir.


AĞRI’NIN ORGANİZASYON EKONOMİSİNE İHTİYACI VAR

Şehirlerin gelişimi artık sadece fabrika yatırımlarıyla ölçülmüyor.

Kongreler, fuarlar, festivaller ve spor organizasyonları da şehir ekonomilerinin önemli parçaları haline geldi.

Ağrı’nın da insanları şehre çekecek düzenli organizasyonlar üretmesi gerekiyor.

Bunun için Ağrı Valiliği, Ağrı Belediyesi, Ağrı Ticaret ve Sanayi Odası, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve ilgili kurumlar ortak bir fuarcılık modeli üzerinde çalışabilir.

İlk adım çok büyük olmak zorunda değil.

Önce Ağrı Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı düzenlenebilir.

Başarılı bir organizasyonun ardından yıllık fuar takvimi oluşturulabilir.

Erzurum bugün tarımını fuara taşıyorsa, Ağrı’nın da kendi ekonomik gücünü vitrine çıkarma zamanı gelmiştir.

Tekstilkent’i boşuna heba etmeyin.

Doğru planlama ile o alan, Ağrı’nın ticaretine, turizmine ve şehir ekonomisine sürekli değer üreten bir merkez haline gelebilir.

Ağrı’nın ihtiyacı sadece yeni yatırım beklemek değil; elindeki imkânları ekonomik değere dönüştürmektir.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri