Ağrı’da tenis kortlarında başlayan zemin yenileme çalışmaları, yalnızca eskiyen bir spor alanının bakım ve onarımı olarak görülmemeli. Çünkü mesele birkaç kortun zemininden çok daha büyük. Asıl soru şu: Ağrı’da spor neden hâlâ büyük ölçüde futboldan ibaretmiş gibi algılanıyor?

Tenis, atletizm, kayak, dağcılık ve salon sporları düşünüldüğünde Ağrı’nın değerlendirebileceği ciddi bir spor potansiyeli bulunuyor. Son dönemde düzenlenen organizasyonlar ise mevcut tesislerin hem değerini hem de eksiklerini yeniden ortaya çıkardı.


ORGANİZASYONLAR EKSİKLERİ DE GÖSTERİYOR

Bir kentte spor tesisi yapmak elbette önemli. Fakat asıl sınav, o tesise sporcu geldiğinde ve büyük bir organizasyon düzenlendiğinde başlıyor.

Ağrı Dağı Cup bunun güzel örneklerinden biri oldu. Farklı şehirlerden sporcular Ağrı’ya geldi, kortlara çıktı ve kentte günlerce tenis konuşuldu.

Böylesi organizasyonların önemli bir faydası daha var: Eksikleri görünür hale getiriyor.

Kort kullanıldıkça zeminin durumu, fiziki şartları, sporcuların ihtiyaçları ve organizasyon kapasitesi daha net ortaya çıkıyor. Ardından yapılması gereken de bu eksikleri görmezden gelmek değil, gidermek.

Bugün Ağrı’daki tenis kortlarında başlayan zemin yenileme çalışmasını biraz da bu açıdan değerlendirmek gerekiyor.


AHMET ÇELEBİ VE EKİBİ YAZI BOŞ GEÇİRMEDİ

Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Çelebi ve ekibinin özellikle yaz sezonunda tesislere yoğunlaştığını görüyoruz.

Kentteki spor alanlarında bir taraftan mevcut tesislerin eksikleri giderilirken diğer taraftan devam eden yatırımlar takip edildi. Açıkçası yaz aylarında bazı spor alanları adeta şantiyeye dönüştü.

Şimdi tenis kortlarında çalışma var.

Burada önemli olan çalışmaların birbirinden bağımsız bakım-onarım faaliyetleri olarak kalmaması.

Bir tesis yenileniyorsa orada daha fazla sporcu yetişmeli. Kort yenileniyorsa çocukların tenisle tanışması sağlanmalı. Büyük bir organizasyon Ağrı’ya geliyorsa ertesi yıl daha büyüğünü getirebilmenin hesabı yapılmalı.

Yani yatırımın devamında mutlaka sporcu, antrenör ve organizasyon planlaması bulunmalı.


AĞRI’DA SPOR FUTBOLDAN İBARET DEĞİL

Futbol elbette bu şehrin en çok ilgi gören sporlarından biri.

Ama Ağrı’nın spor hikâyesi yalnızca futbolla yazılamaz.

Bu şehir atletizmde önemli sporcular çıkardı. Kış sporları için doğal imkânlara sahip. Ağrı Dağı, dağcılık açısından başlı başına bir marka. Salon sporlarında yetenekli gençlerimiz var.

Tenis de bunlardan biri olabilir.

Bunun yolu ise sadece kort yapmak veya zemini yenilemekten geçmiyor.

Okullardan başlayarak çocukları kortlara taşıyabilirsek, antrenör desteğini artırabilirsek, kulüpleri teşvik edebilirsek ve Ağrı Dağı Cup benzeri organizasyonları geleneksel hale getirebilirsek bugün yapılan çalışmalar gerçek karşılığını bulacaktır.

Belki birkaç yıl sonra Ağrı’dan çıkan başarılı bir tenisçiyi konuşacağız.

Neden olmasın?

Önemli olan tesisi yapmak değil, o tesise bir hikâye yazabilmek.

Bugün yenilenen tenis kortları da böyle bir hikâyenin başlangıcı olabilir.

Enes Yıldırım