Bugün size konforlu ofislerden, sıcak koltuklardan yazmıyorum. Bugün size; Timur Medya kameralarıyla sokak sokak gezdiğim, yer yer çamura battığım, sular altındaki sebze pazarında esnafın çilesini bizzat yerinde soluduğum Ağrı’nın gerçeğini yazıyorum.
Aralık ayından bu yana şehri esir alan o meşhur kar ve dondurucu ayaz, bugünlerde yerini öyle bir manzaraya bıraktı ki; kışın bu evresi, beyaz örtüden daha zorlu bir hal aldı. Havaların hafifçe yumuşamasıyla birlikte Ağrı, karın güzelliğinden ziyade "sulu bir zorluğun" kucağına düştü. Kış henüz bitmedi, önümüzde daha uzun bir yol var; ancak şu anki tablo, bahara kadar olan süreçte bizleri nelerin beklediğini gösteriyor.
Vitrin Böyleyse, Mahalleleri Siz Düşünün!
Çektiğimiz görüntüler Ağrı’nın kalbi, en işlek noktası olan Cumhuriyet Caddesi’nden. Şehrin vitrini sayılan, her gün binlerce insanın geçtiği ana cadde bu denli su ve çamur içindeyse; ara sokakların, kenar mahallelerin durumunu hayal etmek bile insanın içini acıtıyor. Vitrindeki bu manzara, mahallelerdeki komşularımızın, yaşlılarımızın ve çocuklarımızın günlük yaşamını bir mücadeleye dönüştürüyor.
Çözüm Bekleyen Bir Süreç
Ağrı’nın sert coğrafyası bir gerçek; ancak bu zorluğu en aza indirecek olan, sahadaki etkin koordinasyon ve hızlı müdahaledir. Karın rahmetini bir çileye dönüştürmemek, ancak planlı bir çalışma ve sokağın sesini duymakla mümkündür.
Bizler Timur Medya olarak susmayacağız; Cumhuriyet Caddesi’nden mahalle aralarına kadar halkın yaşadığı bu durumu her karesiyle belgelemeye devam edeceğiz. Çünkü amacımız sadece eleştirmek değil, Ağrı halkının hak ettiği konforlu ve temiz şehir yaşamına bir an önce kavuşmasına vesile olmaktır.
💬 Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!